AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİNİN KURULUŞU
 

Emperyalist ABD'nin Kimligi

•  Amerikanin kanli karnesi
•  Emperyalizm ve klasik sömürgecilik
•  Kristof Kolomb
•  Dünyanin dört bir yanina dagilma
•  Kizilderili katliamlari
•  Iyi bir Kizilderili ölü bir Kizilderilidir.
•  Kizilderili atasözü
•  Koloniler
•  Siyah tenli adamin kara talihi
•  Malcom X
•  Güney Kuzey paylasim savasi
•  Amerika hangi milletlerden kuruldu
•  ABD'nin kurulusu
•  Emperyalist paylasim savasi
•  Ikinci Dünya savasinda Amerika
•  Marshal Plani

ABD'nin Katliamlari

•  Sili
•  Meksika
•  Kaloforniya
•  Teksas
•  Küba
•  Filipinler
•  Haiti
•  Panama
•  Nikaragua
•  El Salvador
•  Brezilya
•  Bolivya
•  Çin
•  Kore
•  Endonezya
•  Vietnam
•  Kamboçya
•  Iran
•  Afrika
•  Montreo Doktrini
•  Afganistan
•  Irak
•  Yunanistan
•  Ve Türkiye
•  ABD yıkılacaktır.

 

© Copyright 2009 Yücel Kaya
Adres göstererek alıntı yapılabilir

Amerika Birlesik Devletleri'nin Kurulusu

3 Eylül 1783 de yapilan Paris Baris Antlasmasi'yla Amerika Birlesik Devletlerinin federal cumhuriyet olarak bagimsizligi tanindiktan sonra 1781 yilinda yürürlüge girecek olan Konfederasyon Hükûmetleri�yle bir konfederasyon hükûmeti denemesine girisildi.

Ama her devletin elçilerinden olusan Kongre'nin ne yürütme ne de yasama yetkisi vardi. Diger yandan tam anlamiyla klasik bir sekilde kurulan bir cumhuriyet olmaktan da uzakti. Bir sürü koloni imparatorluga karsi ortak tepkiler ve direnisler göstermis ve organizasyondan yoksun bir birliktelik kurmuslardi.

Bu basibosluk çok uzun yillar devam edecekti. Federerasyonlar arasindaki iliski tam olarak örgütlenememisti ve Kongre'nin özel bir mali kaynagi da yoktu.

Sonunda 1875 Kararnamesi, Ingiltere'nin Versailles Antlasmasi'yla biraktigi ve yaklasik 100.000 Amerikalinin yerlestigi Misissipi'nin dogusunda kalan topraklarin federal devletin mali sayilmasi ve federal, sonra bagimsiz bölgelere geometrik olarak bölünmesi kararlastirildi. Her bölgenin nüfusu 60.000'i bulunca devlet-eyalet statüsüne kavusabilecekti.

Bu karardan ilk yararlanan bölge Vermont, son yararlanan ise Hawaii oldu. Fakat bu gelismeler sirasinda Cherokee Kizilderilileri ve Misissipi Irmagi'na ulasim serbestligi konusunda Ispanyollarla çatismalar yasandi. Yeni kurumlara duyulan ihtiyaç Annapolis Meclisinin toplanmasina neden oldu. Buradan Philedelphia Meclisinin seçimi kararlastirildi.

Devletlerin yasama meclislerince seçilmis 65 üye arasindan belirlenmis 55 üye, bugün de yürürlükte olan ABD Federal Anayasasi'ni hazirladi (17 Eylül 1787).

Bir uzlasma ürünü olan bu anayasa, bagimsiz ama egemen olmayan devletlerden olusan bir Amerikan ulusunun varligini belirliyor, federasyonlarla saygi çerçevesinde ortak savunmayi ve genel çikarlarin korunmasini amaçliyordu. Güçlerin ayriligi çok kesindi fakat iki meclisli bir kongrenin yani sira, yasalari korumakla görevli bir baskanlik ve bir yüksek mahkeme öngörülmüstü. Devletler, federasyondan yana olanlarla olmayanlarin çekistikleri Halk Meclislerinde yeni anayasayi oy birligiyle kabul ettiler. George Washington ABD baskanligina getirildi ve 30 Nisan 1789 yilinda göreve basladi.

Amerika'daki kolonilerin ilk temsilcileri Ingiliz siyasal geleneklerinin bir kismini beraberinde götürmüslerse de oradaki siyasal yapilar dogrudan dogruya ülke kosullarina göre biçimlenmislerdir. Fakat bu cumhuriyet klasik anlamda bir bagimsizlik savasi vermemis, baslangiçta neredeyse kovulmus, dislanmis, sürülmüs topluluklarin yeni bir cografyada cumhuriyet kurmalariyla neticelenmistir.

Hatta denilebilir ki bu kurulusun karakterinde bagimsizlik savasindan çok talan, isgal ve zulüm vardir. Kizilderili ve yerli halklarin soykirimi ve zenci köleler meselesi bu tarihi diger bagimsizlik savaslarindan ayirmaktadir.

ABD, Ispanya'da, Portekiz'de Ingiltere'de, Hollanda ve Iskandinav ülkelerinde barinamamis, serseri, suçlu, hirsiz, maceraperest kisilerin torunlari tarafindan kurulmustur.

1492'de baslayan bir soykirim hareketinin sonucunda kanin, gözyasinin ve acinin üzerine kurulmustur. Bugün Amerika'yi yönetenlerin gözlerinde olusan kizilligin içinde 80 milyon Kizilderiliden ölen 70 milyonunun kaninin bir parça kizilligi vardir. Onlarin gözlerin altinda olusan gölgeler, Afrika da ailelerinden kopartilarak Amerika'ya getirilen ve köle edilen siyah tenli insanlarin gölgesidir.

Amerika söylediklerinin tam tersi bir ülkedir. Esitlik, demokrasi ve hürriyet gibi kelimeler Amerika'nin yaptiklari ile asil degerlerini kaybetmistir.

Söyledikleri her sözün altinda müthis bir yalan vardir. Onlar bir kizilderilinin gözlerinin içine baka baka �Amerika Amerikalilarindir. deme küstahligini bile gösterebildiler.

Bugün bazi ülkeler onlar tarafindan Terörist Devlet olarak ilan edildi. Ancak ABD'nin giristigi olaylara baktiginizda, gerçek terörist devletin kim oldugunu rahatlikla görebilirsiniz. Ileride genis bir biçimde açiklayacagimiz Iste ABD'nin emperyalist tarihi

ABD; 1898 yilinda Meksika'ya girerek orayi isgal etti ve yine ayni dönemde Küba'ya da girdi.

Güney Amerika'da komplolarla iç karisiklik yaratti ve 1921 yilinda adi �milliyetçi muhafizlar� olan bir terör örgütü kurdu, basina da Somoza adli diktatörü getirdi. Oradaki muhalif hareket ise kanli bir biçimde bastirildi, muhalefetin lideri olan Sandino ve 300 arkadasi katletti.

Ikinci Dünya Savasi'nda Japonya'ya atom bombasi atarak iki yüz elli bin sivilin ölümüne ve sakat kalmasina neden oldu.

1952-53 yillarinda Kore'ye savas açti, onu izleyen dört yil içinde katlettigi insan sayisi yüz binleri buldu.

1965 yilinda Endonezya'da bir milyon kisinin katledilmesine göz yumdu. Orada iktidara getirdigi Shurto Hükûmetiyle is birligiyle yapti. Ayni sene Dominik'e askeri bir müdehale gerçeklestirdi ve burada da 10.000 kisiyi katletti.

BM anlasmalariyla yasaklanmis her türlü kimyasal silahi Vietnam'da kullanarak 200 bin insanin ölümüne ve sakat kalmasina sebep oldu.

1970 ve 1975 yillari arasinda da Laos ve Kamboçya'da tam bir milyon insanin katledilmesinde sorumlu oldu.

Sili'de CIA'nin organize ettigi bir darbede (1973) 30 bin kisiyi katledildi. Halkin oylariyla seçilen Baskan Salvador Allende'yi kursuna dizdirdi.

Ayni sene Uruguay'da binlerce muhalif insan ormanlarda, lagim çukurlarinda katledildi.

1983 yilinda Lübnan'da yüz binlerce insan öldürdü. Burayi 14 bin deniz piyadesiyle isgal etti ve havadan ve denizden atilan bombalarla bunu katliam gerçeklestirildi. Ayni yil Granada'yi da isgal ederek yüzlerce insani daha öldürdü.

1986 yilinda Lübnan'i bombalayarak binlerce sivili öldürdü.

1986 yilinda Panama çikartmasini yaparak bes bin kisiyi öldürdü.

1991 yilinda Kuveyt'in isgali bahanesiyle Irak üzerine tonlarca bomba atti ve bu bombardimanlarda yaklasik yüz bin insani öldürdü.

Ve nihayet Ikinci Irak Savasi'nda dünyanin gözleri önünde Irak'i yeniden isgal etti, yüz binlerce insani öldürdü ve öldürülmeye devam ediyor.

Iste Terörist ülke kim sorusuna verilecek cevap: Terörist ABD'dir. Çünkü ABD'nin emperyalist tarihi terör eylemleriyle doludur.