Amerika hangi milletlerden kuruldu?
Meksika'dan büyük ovalara ve Pasifik kiyilarina dogru yola çikan kâsifler önce güneyi kesfettiler. Dogu kiyisini ise önce Fransizlar, sonra Ingilizler kesfetti. 1500'lü yillarda Kanada'daki Fransiz karakollari ile Florida'daki Ispanyol karakollari arasindaki ve o sirada herkesin pesinden kostugu zenginliklerden yoksun görünen ve gelecekte kurulacak olan birligin topraklarinda hemen hiç Avrupali yoktu. Bu topraklarda daha sonra beyaz adamlar tarafindan katledip soykirima ugrayacak olan Kizilderililer yasiyordu.
18. yüzyilda, Kolonicilerin Asagi Missouri Irmagi'nin kaynagina dogru ilerlemesiyle bazilarinin da kuzeyden yola çikarak kesfettikleri ülkelerle bugünkü Güney Dakota'da baglanti saglanabildi. O sirada Ispanyollar da Büyük Okyanus kiyisini kesfederek San Fransisco'ya ulastilar.
18. yüzyilda Ingiltere'deki ekonomik ve toplumsal gelismeler ile siyasî ve dinsel ayriliklar üzerine pek çok kisi Amerika'ya göç etti ya da ettirildi.
Bunlarin çogu, iflas etmis esnaflar, issizler, Anglikan kilisesinin göçe zorladigi farkli inançta olan kimseler, maceraperestler, tüccarlar, kovulan süvariler, suçlular vs. bilumum dislanmis insanlardi.
Fakat gelenler yalnizca Ingilizler degildi. Bu topraklara yavas yavas, Polonyalilar, Almanlar, Hollandalilar ve Iskandinavlar da yerlesiyordu.
1619 yilinda ilk zenci konvoyu da bu ülkeye getirildi.
1607�1733 yillari arasinda 13 Ingiliz sömürgesi ticari sirketler tarafindan kurulmustu.
1607'de Jamestown kentini kuran 105 göçmenin James Irmagi'nin kaynagina dogru ilerlemelerinin sonucunda Londra sirketi Virginia'yi kurdu.
1920 yilinda Plymouth Sirketi bir grup din ayrilikçisinin bir gemiyle okyanusu asip Cod Burnu'na çikmasi sonucu, Massachusetts sömürgesini kurdu.
Önceleri sirketleri temsil eden valilerce yönetilen bu sömürgeler, daha sonra krallik sömürgelerine dönüstü. Kimi sömürgeler ise 1664 yilinda Hollanda'ya bagli topraklarin parçalanmasindan dogdu.
1663 yilinda bugünkü New York'a Hollandalilar yerlesti.
1638'de de burayi Isveçlilere biraktilar. 1664 New Jersey sömürgeleri de böylece dogdu.
1623'de ilk Ingiliz sömürgesinin kuruldugu New Hampshire, J. Masson'a; Maryland, orayi sömürgelestiren Katolik Calvert'e (1632); Kuzey ve Güney Carolina, bir krallik fermaniyla (1663) Ikinci Charles'in sekiz gözdesine Pennsylvania; yine Charles II tarafindan bir para borcuna karsilik olarak ve ülkeyi karistiran Quaker'lardan kurtulmak için William Penn'e (1681) Georgia verildi.
Georgia sömürgesinde 1773'te Savannah kuruldu. Kimi sömürgeler de digerlerinden ayrilarak kuruldu. Bu kentlerde uzlasma karsiti olanlar bulunduklari bölgelerden kaçarak 1635'te Thomas Hooker'in önderliginden Connecticut'u, 1636'da Roger Williams önderliginde Rhode Island'i kurdular.
Londra'da imparatorluk kurma hazirliklari ilerledikçe (1660�63�73�96 denizcilik yasalari) krallik, gerek sömürgelerin dogrudan kendisine baglanmasi, gerek yerel meclislerin kararlarinin kral tarafindan veto edilmesi, gerek de saglam bir maliye ve gümrük örgütü kurulmasi yoluyla otoritesini kabul ettirmeye çalisti. 1619'dan itibaren sömürgeler, imparatorluktan yavas yavas bagimsizligini ilan ettiler.
Bagimsizlik öncesi gelismeler
Üç sömürge grubu kuzeyde New England'da 1700 yilinda 94.000, 1763'de 495.000 kisi yasamaktaydi ve bunlardan 19.000'i köleydi.
Degisik isler ve gündelik hayatin akisi ayni Avrupa'daki gibi uyum içinde isliyordu.
Küçük çiftliklerde tarim ve hayvancilik, akarsular boyunca orman isletmeciligi, gemi yapimi, Kuzey Antil'lerde rom ve melas kaçakçiligi vardi.
Bu sirada Kizilderililerin yer yer direnislerine rastlaniyordu. Ispanya Veraset Savasi sirasinda Küba'dan Kuzey ve Güney Carolina'ya yapilan Fransiz ve Ispanyol seferleri ile Fransizlarin ve Kizilderililerin New England'a yaptiklari akinlar arasinda kalan sömürgeler katliamlarini sürdürdüler
Bu iki taraf 1744'e kadar birbirleriyle savastilar. Fransizlardan kurtulan sömürgeler daha sonra yeniden karsilarinda Imparatorlugu buldular.
Kitaya yerlesen Avrupali ticari sirketler önce sömürge devletlerini kurdular, sonra da bagimsizliklarini ilan ettiler. Ancak bu sefer birbirleriyle bir paylasim savasi içinde buldular kendilerini. On besinci yüzyilin sonlarina dogru Amerikan kolonileriyle Ingiliz hükûmeti arasinda sikintilar patlak vermeye basladi.
Bu sikintilarin temelinde elbette ki sömürgeciligin klasik ekonomik bunalimlari vardi.
On yedinci yüzyilda sinirlarini genisleten ve büyüme yasayan Britanya Kralligi, fazlalasan giderlerini ve maliyetlerini karsilayamayinca Amerikan kolonilerinin karsisina dikildi. Ancak kolonilerden hedefledigi vergileri toplamak için son derece güçlü ve oldukça merkezi bir otoriteye gereksinim duydu.
Bu radikal karari hayata geçirmek için ilk etapta 1764 yilinda �Seker Yasasi'ni çikartti. Britanya Kralligi kendi disindaki topraklardan bu geliri elde etmek için agir gümrük yasalari çikartti. Ve bu yasalar nedeniyle kolonilerde huzursuzluklar basladi. Para Kanunu, Ikamet Kanunu, Pul Kanunu vb. kanunlar kolonilerin tepkilerinin hizla artmasina neden oldu.
Bu savas öncesinde ve sirasinda egemenlik soylularin ve büyük toprak sahiplerinin elindeydi. Sonuçta çiftçiler, isçiler, burjuvazi ve diger alt kademe siniflar Ingiltere'ye karsi savasirken, bir yandan da sömürüye ve feodaliteye karsi savasiyorlardi. Fakat kazanilan bu savasin neticesi yalnizca iktidarlarin sahiplerinin degismesine neden oldu. Zira sanayi ve topraklar bir baska elden digerine geçmisti. Bin sekiz yüz yetmis yilinda Paris Antlasmasi'nin imzalanmis olmasiyla Amerika'nin bagimsizligi resmî olarak onaylanmis ve taninmis oldu. Bu yeni cumhuriyetin ilk anayasasi hazirlandi ve George Washington da ilk devlet baskani seçildi.
Oy hakki herkesin degildi. Siradan bir insanin oy hakkina sahip olmasi için ya topraginin ya da zenginliginin olmasi gerekiyordu. Ayrica bu anayasaya göre kadinlarin oy hakki da yoktu. Kölelik ise yasaklanmiyor ve tesvik için yasal düzenlemeler getiriyordu. Kölelerin ve Kizilderililerin bu haklardan yararlanabilmesi zaten düsünülemezdi bile. Ancak köle sahiplerinin temsilcileri parlamentoda sahip olduklari köle sayisina göre ayricalikli olabiliyorlar ve ek sandalyelere sahip olabiliyorlardi.
|