AMERİKA YIKILIYOR
 

Emperyalist ABD'nin Kimligi

•  Amerikanin kanli karnesi
•  Emperyalizm ve klasik sömürgecilik
•  Kristof Kolomb
•  Dünyanin dört bir yanina dagilma
•  Kizilderili katliamlari
•  Iyi bir Kizilderili ölü bir Kizilderilidir.
•  Kizilderili atasözü
•  Koloniler
•  Siyah tenli adamin kara talihi
•  Malcom X
•  Güney Kuzey paylasim savasi
•  Amerika hangi milletlerden kuruldu
•  ABD'nin kurulusu
•  Emperyalist paylasim savasi
•  Ikinci Dünya savasinda Amerika
•  Marshal Plani

ABD'nin Katliamlari

•  Sili
•  Meksika
•  Kaloforniya
•  Teksas
•  Küba
•  Filipinler
•  Haiti
•  Panama
•  Nikaragua
•  El Salvador
•  Brezilya
•  Bolivya
•  Çin
•  Kore
•  Endonezya
•  Vietnam
•  Kamboçya
•  Iran
•  Afrika
•  Montreo Doktrini
•  Afganistan
•  Irak
•  Yunanistan
•  Ve Türkiye
•  ABD yıkılacaktır.

 

© Copyright 2009 Yücel Kaya
Adres göstererek alıntı yapılabilir

Amerika Yıkılıyor

Su ana kadar Amerika Birlesik Devletleri'nin nasil güç kullanarak isgalciliginden ve gücüne güç kattigindan bahsettik. Amerika Birlesik Devletleri, kurulusundan günümüze kadar mazlumlara ve üçüncü dünya ülkelerine topyekûn olarak kimi zaman alenen kimi zaman da dolayli ve üstü kapali güç kullanimina devam etti ve devam edecek.

Fakat güç kendi basina bir sey degildir. Zira Bir yaniyla ona rakip olan hâlâ bir Avrupa var. Elbette ki uzun bir süreden beri müttefik olan bu devletler hem müttefiki hem de düsmanidir. Onlarin tarihi ABD'den daha köklü oldugu hâlde ipin ucunu neden ve nasil Amerika Birlesik Devletleri çekmektedir?

Bu aslinda Amerika'nin ilk dönemlerinde sakli bir meseledir. Söyle ki bu topraklara gelen ilk kolonilerin kapitalizme geçisi Avrupa'ninkinden çok daha rahat ve kolay olmustur. Avrupa bu geçis sürecini yüzyillar boyunca süren sancili iç isyanlar sonucunda gerçeklestirirken Amerika da olay oldukça farkli olmustur.

Buraya gelen koloniler deyim yerindeyse Avrupaliliarin kurtulmak istedigi ve orada barindirilmayan insanlardan olusuyordu.

Dogal olarak Avrupa'nin monarsist çürümüs feodal sistemine muhalif yapida olmalari normaldir.

Onlar bir ülkede istedikleri rejim için çirpinmak yerine topraklarini terk eden ve yeni topraklarda istedikleri yasami rahatça kuran insanlar oldu. Gittikleri yer ise her bakimdan bunun için uygundu. Bu sonsuz topraklar altin gibiydi ve onlarin alt edemeyecegi çok güçlü bir düsman yoktu.

Yalnizca kabile iliskisi yasayan barissever Kizilderilileri yok etmek çok zor bir is degildi. Zaten bunu da ortalama yetmis yil içinde basardilar.

Evet, bu dönem konumlanis itibariyle orijinallik tasimistir. O dönemin denizcilik teknigini düsünürsek Ingilizlerin uzun bir süre sömürmüs olduklari bu kolonilere her an ve dogrudan müdahalesi gerçeklesememistir. Zaten tüm Avrupa o dönem bahsettigimiz iç meseleler dolayisiyla caniyla cebellesmek durumdaydi ve özellikle dis sorunlari üzerinde üstünlük kurmakta acizlesiyordu. Bu anlamda Amerika neredeyse tüm dünyadan izole olarak hatta bilakis Avrupa'daki bu karisikliklardan faydalanarak gelisti ve semirdi.

Zaten Amerikanin özgürlükler ülkesi olmasinin asil nedeni budur. Oraya ilk girenler tam anlamiyla cennete düsmüs âdemoglu gibiydi. Ondan sonraki yüzyillarda ve özellikle birinci ve ikinci dünya savaslarinda pozisyonunu kullanmayi iyi bildi.

Bugün Amerika Birlesik Devletleri ekonomisi deyince en çok savas ekonomisini anlamaliyiz. O bütün zenginligini ya savas dönemlerinde ya da özel olarak gözüne kestirdigi ülkelere müdahalelerinde elde etti. Tam bir talancilikti bu. Ve bu onun gelenegi oldu. Ancak bu artik sona ermistir. Tarihin sonu tezinin aksine tarih ABD'nin sonunu yazacaktir.

Bugün bütün dünyada büyük bir güç oldugu söylenen Amerika Birlesik Devletleri, söylenilenin tam aksi bir durumdadir. Bu devleti olusturan eyaletlerin kendi içerisinde sikintilari vardir.

ABD zengindir derken ancak ABD yönetimini istedikleri dogrultuda yönlendiren finans kapitalin zenginliginden söz edebiliriz. ABD halkinin gelir seviyesi oldukça düsüktür. ABD'nin millî gelirinden kisi basina düsen payda büyük uçurumlar vardir. Ulusal gelirin yüzde 20'si, yüzde 80 arasinda bölüsülürken büyük bir gelir olan yüzde 80 ise yüzde yirmi arasinda bölüsülmektedir. Zengin ve fakir arasindaki uçurum Türkiye'den çok daha fazladir.

ABD'de her yil binlerce kisi açliktan ve soguktan ölmektedir.

Bizler;

�Firsatlar ülkesi ABD'de, kisin metrolarda yatan ve soguktan ölen binlerce insanin varligindan haberdar oldugumuz hâlde ABD çok zengin bir ülkedir, nasil oluyor da sokakta ya soguktan ya da açliktan insanlar ölebiliyor sorgusunu yapamiyoruz.�

�Bu kadar zengin bir ülke neden kendi halkini düsünmemektedir. Bunun yarattigi sosyal etkiler yok mudur? Varsa biz neden haberdar degiliz?� diye neden düsünmeyiz.

ABD'nin kültür emperyalizmi araciligi ile bunlari düsünme yetimiz elimizden alinmistir. Beyinlerimiz hala Hollywood'un olusturdugu �ABD güçlüdür.� paranoyasindadir.

Son olarak sunu söyleyebiliriz ki; ABD yikilacaktir ve bu yikim iki sekilde gerçeklesecektir. Kendi halkinin gösterecegi toplumsal muhalefet artik karsi konulmaz bir duruma gelmistir. Bu ABD'nin kendi içinden çökmeye basladiginin bir göstergesidir. Ve bu çöküs hizla devam etmektedir.

Uluslar ailelerden olusur. Önce aile çöker sonra ulus, sonra da ulus devletler.

Bu çöküse neden olan Amerikan ailesini yakindan tanimakta yarar var.

Bir devletin olusumunun en küçük hücresi olan aile, ABD'de yikilmistir. Buna aile baglarinin yok olusu neden olmustur. Aile baglarini da sevgi olusturur. Firsatlar ülkesi ABD'de sevgi kalmamistir. Zaten firsatlar ülkesi isminin içerisinde sevgi yoktur. �Firsatlar ülkesi� firsatini bulanlarin digerinin omuzlarina bastigi, bir yere gelebilmek için digerini çignedigi, ezdigi bir sistemin adidir.

Bu tezimizi istatistiklerle güçlendirmeye çalisalim:

Yapilan istatistikler kayitlara geçen degerlerdir. Çesitli nedenlerle kayitlara geçmeyenlerin oldugunu da düsünürsek rakamin daha da büyük oldugunu söyleyebiliriz.

Amerika'da her yüz erkekten onu, her yüz kiz çocugundan kirki bunalima girerek psikolojik tedavi görmüslerdir.

Çesitli nedenlerden dolayi her yüz kizdan sekseni anne babalarinin yanindan ayrilarak ayri yasamaktadir. Bunalima giren ve ailesinden ayri yasayan kizlarin büyük bir çogunlugu gayri mesru yollardan çocuk sahibi olmuslardir.

ABD'de her yil aile disi iliskiden dogan bir milyon çocuk kayitlara geçmektedir. Bu ayni zamanda yeni kurulacak her yil bir milyon ailenin yok olusu anlamina gelmektedir. Bu ABD'nin kendi kültürünü ortaya koymustur. Yapilan bir arastirmaya göre her yüz insandan sadece 20'si dogacak çocugun bir ailesi olmasi fikrini savunmaktadir.

Dogan çocugun bir ailesinin olmayisi çocuklara olan ilgisizligi de beraberinde getirmistir.

ABD bebek ölümlerinde dünyada 19. sirada yer almaktadir. Bu kadar zengin ve güçlü bir ülke kendi bebegini yasatamayacak kadar geridir. Dünya da fakir olarak bildigimiz pek çok geri kalmis ülke çocuguna ABD'den daha fazla deger vermektedir.

Dünyadaki bütün devletler içerisinde en çok çocuk ölümünde ise ilk 22. siradadir. Ve gelismis 8 ülkenin içerisinde en çok çocuk ölümü ABD'de olmaktadir ve G-7 ülkelerinin içinde en az çocuga ABD sahiptir. Bu ABD'nin yirmi yil sonraki durumunun ne olacagini açikça göstermektedir.

Sanildiginin aksine her dogan Amerikan vatandasi bir çocuk ABD'nin sigortasi altinda degildir. Ancak imtiyazli ailelerin çocuklari saglik sigortasindan istifade etmektedir.

Dünya ülkelerinin içerisinde 13 yasindaki kizlarin hamile kalma oraninin en yüksek oldugu ülke yine ABD'dir. Amerika'nin verdigi kültür, bebek denecek yastaki kiz çocuklarina kadin gözüyle bakmayi ögretmistir.

Cinsellik ve fuhsun bu kadar küçük yaslara inmesi, Amerika'nin zihin sagliginin ne kadar hasta oldugunu göstermektedir. Bu durum ABD'li psikologlar tarafindan da sürekli gündeme getirilmektedir.

�Amerikan Psikolojik Derneginin 1505 üyesinden yüzde 30'u, ilk defa çekirdek ailenin yok olusundan söz etmis ve bunu akil sagliginin tehlikede olusuna delil göstermistir. (USA Today gazetesi.)

Diger tehditler sirayla sunlardir: issizlik, yüzde 20; uyusturucu, yüzde 18; alkol yüzde 14.�

Yapilan arastirmalara göre 15-19 yaslarindaki gençlerin yüzde 35'i intihar etmeyi düsünmektedir. Intihar sebepleri %47'si ailevi problemlerden, % 23' ü depresyondan, %22'si arkadas probleminden kaynaklanmaktadir.

Bugün Amerikan gençligi alkol batakligindadir.

Gençlerin yaklasik yüzde 35'i suç ve cinayeti alkollü iken islemistir. Gençlerde görülen intiharlarin %70'den fazlasina sik alkol ve uyusturucu kullanma sebep olmustur.

Üniversitelilerin gerçeklestirdigi eylemlerin yüzde 55'i ve kurbanlarin yüzde 53'ü tecavüz esnasinda alkolün tesiri altinda oldugu vurgulanmaktadir.

Amerikan halki, uyusturucu için senede 40.4 milyar dolar harcarken, alkol için 454 milyar dolar para harcamaktadir.

Bugün ABD tam bir alkol, uyusturucu ve fuhus batagindadir. Ve bu bagimlilik hâlini almistir.

Bunun nedenleri arastirildiginda ailelerin % 87'sinin mali sikintiya sahip olduklari, %81'i çocuklarina yeterli zaman ayirmadiklari, %33'ü çocuklarina 10 sene evvelinden daha az sevgi ve bakim gösterdikleri ortaya çikmistir.

Amerika bugün içten içe yikilmaktadir. Ve bu yikisis asla durdurulmayacak bir hâl almistir.

Amerika'ya en büyük gücü verenin sömürdügü ülkelerdeki yerli is birlikçilerinin oldugunu vurgulamistik.

Bugün dünya halklari bu gerçegi görmüstür.

Yerli is birlikçiler ve savas karsitlari

Dünya ABD emperyalizminin artik gerçek yüzünü görmüstür. Bugün antiemperyalistlerin sayisi yerli is birlikçilere ragmen hizla artmaktadir.

Amerikanin yaptigi insanlik disi zulümler artik dünyanin her yerinde tepki ile karsilanmakta ve karsi eylem gelismektedir. Asagidaki haberler ABD'nin Irak'a girme öncesinde gazetelerden alinmistir.

�Tarihin en büyük kitlesel protestolarinda ABD ve Ingiltere'ye protestolar yagdi. ABD, Ingiltere, Almanya, Fransa, Ingiltere, Ispanya, Irak, Avustralya, Japonya, Güney Kore, Malezya ve Tayland, Yeni Zelanda, Dogu Timor gibi ülkelerin yani sira Afrika'dan Avustralya'ya kadar 100'den fazla ülkedeki 500'den fazla sehirde meydanlari dolduran kalabaliklar, ABD'nin emperyalist sömürüsüne dur demek için ayaga kalktilar.

Londra'daki gösterilere bir buçuk milyon, Roma ve Madrit'deki gösterilere en az birer milyon kisi katildi.

Fransa ve Almanya'daki antiemperyalistler, son yirmi yilin en büyük eylemine imza attilar. Avrupa baskentlerinde tarihlerinin en büyük kitle gösterileri yapildi. Berlin, Paris, Roma, Cape Town, Atina, Tokyo, Dublin, San Francisco, Amsterdam ve Toronto ve daha yüzlerce kent, Amerika'nin küresel savas politikalarina ve müttefiklerine karsi barisin ve sagduyunun sesini duyurdu. Avustralya'da 200 bin kisi yürüdü.

Ingiltere ABD'ye destek veren bir ülke olmasina ragmen Londra da tarihinin en büyük gösterisi yapildi.

Avustralya ve ABD, Vietnam Savasi'ndan bu yana yapilan en antiemperyalist eylemlere sahne oldu.

Amerikanin yaptigi zulümler o kadar zirveye çikti ki Amerikan halki bile antiemperyalist olusumlara destek vermeye basladi.

Amerika'nin 142 kentinde halk, George Bush- Dick Cheney çetesine karsi ayaga kalkti. New York'ta yüz binlerce insan bir araya gelerek �Savasa hayir!� dedi. BM merkezinin yakinlarinda düzenlenen gösteriye, Nobel Baris Ödülü sahibi Rahip Desmond Tutu, Hollywood yildizi Susan Sarandon ve Danny Glover'in yani sira Noam Choamsky, Edward Said, Howard Zinn, Tony Kushner birer konusma yapti.

Ortadoguda ABD'yi ayakta tutan en büyük güç yerli is birlikçilerin ABD'ye destek vermesiydi. Bütün dünya da oldugu gibi Ortadoguda da Halk uyaniyor ABD emperyalizmine ve yerli isbirlikçilere gerekli cevabi veriyor.

Suriye'nin baskenti Sam'da 200 binden fazla kisi Irak'a saldiriyi protesto etti. �Amerikan tehditlerine son!'', �Bugün Irak, yarin sira kimde?'', �Ingiltere ve Israil'', �Bush, Blair, petrol için savasa hayir!'' yazili pankartlarla ABD'yi protesto ettiler.

Fransa'nin baskenti Paris'te, yüz binlerce kisi Amerika ve Ingiltere'nin Irak politikalarini protesto etti. Paris sokaklarinda sabah saatlerinde baslayan gösterilerin ardindan, 15.30'da Sen Nehri'nin güneyindeki Denfert-Rochereau'da toplanan yüz binlerce kisi Bastille Meydani'na yürüdü. 80'den fazla örgütün, siyasi partilerin, isçi birligi üyelerinin katildigi gösterilerin açilisi Avigolfe Örgütünden Amerikali baris yanlilari ve Fransiz Körfez Savasi gaziler tarafindan yapildi.

En kalabalik protesto gösterilerinden biri de Italya'da yapildi. Roma'da 1 milyon Amerikan karsiti baris için yürüdü. Ülkenin 45 kentindeki gösterilere en yogun katilim baskentte oldu. Roma'daki gösterilere 500 sivil toplum örgütü ve 125 milletvekili de katildi. 30 tren ve 3000 otobüs diger sehirlerden Roma'ya insan tasidi. Dev ekranlarda dünyanin çesitli kentlerinde düzenlenen savas karsiti gösterilerin görüntülerine yer verildi. ABD, Ingiltere ve Türkiye'nin Roma Büyükelçilikleri önünde güvenlik önlemleri alindi.

Irak'a saldiri için Körfez'e asker gönderen Avustralya'da da yer yerinden oynuyor. 200 bin kisilik gösteriden sonra yüz binlerce insan sokaklardaydi. Sydney'de dev bir gösteri yapildi. Gösteride konusan Yesiller Senatörü Bob Brown, �Bu Avustralya insanlarinin John Howard'a açiklamasidir ki Avustralya'nin insanlari bu savasi bizim savasimiz olarak görmüyor.� dedi. Melbourne sokaklarini dolduran eylemcilerin en az 150 bin kisi olduklari belirtildi. Melbourne'de, 1970'ten beri ilk defa bu çapta gösteriler yapiliyor.

ABD'ye destek veren bir baska ülke olan Ispanya'da da Roma ve Londra'daki gibi yüz binlerce insan dün ayaga kalkti. Sevilla'da gösterilere katilan Sosyalist Parti Genel Sekreteri Manuel Chaves, hükûmeti, savasi reddeden halkin yaninda saf tutmaya davet etti. Malaga, Guernica, Bilbao Santander, Barselona ve baskent Madrid'deki gösterilere yüz binlerce kisinin katildigi kaydedildi.

Rusya'nin baskenti Moskova'da Amerikan karsiti gösteri düzenleyen protestocular, Amerikan Büyükelçiligi önünde ABD karsiti sloganlar atti.

Göstericiler, �Irak'a dokunma Bush!�, �Irak'a saldiran ABD Rusya'ya saldirmis sayilir!� ve Ingilizce olarak �Defol Bush, sen bugünün Hitler'isin!� yazili pankartlar tasidi.

On binlerce Güney Afrikali, Cape Town sokaklarini doldurdu. Bakanlarin da katildigi gösteri, Savasi Durdurma Kampanyasi tarafindan organize edildi. Göstericiler, �Bombalar bebekleri öldürüyor!� ve �Her Bush'un arkasinda bir terörist var!� yazan pankartlar tasidi. Yürüyüs ABD Konsolosluk binasina kadar sürdü. Johannesburg'da binlerce kisi Amerika ve Ingiltere'yi protesto etti. Gösterilere Nobel Ödülü sahibi Nelson Mandela da katildi.

Güney Kore'nin baskenti Seul'un merkezinde toplanan on binlerce kisi savas karsiti konusmalari dinledi, sarkilar söyledi. Seul'deki göstericiler �Bush'u Atin, Bombalari Degil!� yazili kâgitlara da imza attilar.

Gösteriyi düzenleyenler, 7 temsilcilerini canli kalkan olarak Irak'a gönderme hazirlaniyor. Ögrenciler, �ABD'den Kore Yarimadasi'nda savas baslatma girisimlerine son vermesini� istedi.

Malezya'nin baskenti Kuala Lumpur'da on binlerce kisi adina konusan organizatör Nasir Hasim, ABD'nin küresel sömürüsünü artirmak amaciyla yapmaya çalistigi savasi durdurmak istediklerini söyledi. Büyükelçilik önündeki gösteriden sonra katilimcilar yaklasik 2 kilometre ilerideki dünyanin en uzun binalari olan Petrona Ikiz Kuleleri'ne yürüdüler.

Tayland'da yapilan Amerikan karsiti yürüyüse on binlerce insan katildi. Çogunlugunun Müslüman oldugu Tayland'in Pattani Bölgesi'nde on binlerce insan bir hava alaninda bir araya gelerek ve George W. Bush'a bir açiklama okudu. Eylemcilerin lideri, �ABD, Irak gibi küçük devletlere kabadayilik yapan bir süper güç. Insanlik adina, Tayvanli Müslümanlar Irak'taki Müslüman kardeslerine ABD düsmani ile savasta yardim edecek.� dedi.

Yunanistan'in en büyük üç sehrinde, Amerika protesto edildi. Atina'da on binlerce kisi ABD karsiti pankartlar ile toplandi. Gösteriye katilanlar, ABD büyükelçiligine yürüdüler. Pankartlarda �Kahrolsun Bush, kahrolsun Amerika!�, �Savasi kapitalistler, barisi halk ister!� gibi sloganlar yazildi. Protestocular, Atina'daki Akropolis Tapinagi'na üç dev savas karsiti pankart astilar. Yunanistan'da 52 sehirde savas karsiti gösteriler yapildi.

Amerika iki sekilde yikilacaktir:

1. Kendi içinden çöküsle,

2. Sömürdügü ülkelerdeki yerli is birlikçilerin kendilerini terk edisiyle.

Amerika'yi olusturan çekirdek aile yapisi artik müdahale edilmeyecek ölçüde bir tahribatin esigindedir. ABD'de ayakta olan tek sey Hollywood'dur. Bu tahribat ve çöküs Hollywood ve uzantilari araciligi ile bizden gizlenmektedir. Hollywood ve ABD'nin kültürel emperyalizmi ABD ile yikilacaktir.

ABD'nin asil gücünü sömürdügü ülkelerdeki yerli is birlikçilerden aldigini söylemistik.

Toplumsal muhalefetin olmadigi yerde yerli is birlikçiler her zaman söz sahibidir.

Artik çag ABD'nin Meksika'ya, Angola'ya, Sili'ye girdigi çag degildir. Kolonicilerin Kizilderilileri katlettigi bir dünya artik çok gerilerde kalmistir. Dünya'nin en ücra kösesindeki bir insan iletisim araçlari vasitasi ile olup bitenden haberdardir. Ve yukarida gazetelerden sundugumuz haberdekiler gibi antiemperyalist varligini dünyaya kabul ettirmektedir.

Antiemperyalist güç varligini sürdürdügü sürece, ki her gün çig gibi büyümektedir, yerli is birlikçiler tipki beslendikleri ABD gibi tarihin kirli sayfalarinda kaybolmaya mahkumdur ve kaybolacaktir.

 

 

Son Söz

 

Kitabimizin en basinda ABD'nin emperyalist tarihini yazarak bu ülkenin dünya halklari üzerinde ne gibi bir uygulamaya gittigini, nasil katliamlara giristigini kronolojik bir siraya göre anlatmaya çalistik.

Elestirilerimize hedef olan ABD'nin kan ve gözyasi üzerine kurulan ve yikilmasi gerektigine inandigimiz sisteminin gerekçelerini gözler önüne serdik.

Amerika, bütün dünya cografyasinda yapmak istediklerini o ülkede olusturdugu yerli is birlikçiler araciligi ile gerçeklestirmistir.

Bir ülkede emperyalizme karsi yükselen toplumsal muhalefetin varligi arttikça, yerli is birlikçilerin sayisi da azalacaktir.

Bilinmelidir ki ABD'nin kirli tarihine karsi yükselen sesler her geçen gün artmaktadir ve yeryüzünde olusturulmaya çalisilan karanlik dünya artik agarmaktadir.

Sair bunu yillar önce ne güzel vurgulamistir:

�Güzel günler görecegiz çocuklar, günesli güzel günler��

 

 

KAYNAKLAR

 

1. Ansiklopedilerden.

2. David M. Eichhorn, Joys of Jewish Folklore, 296.

3. 9 Mart 1998 Salom Gazetesi.

4. Meyer Kayserling, Christoph Colomb and the Participation of the Jews, s. 55.

5. Carmack, ed., Harvest of Violence s.263

6. Encyclopaedia Judaica, vol. 15, s. 1006

7. Salom, 27 Ekim 1993.

8. Salvador de Madariaga, Christopher Colombus, s. 128.

9. Ömer Faruk Birpinar' Bartolome de Las Casas, Çeviren:, Babiali Kültür Yayinciligi, 2005, 134 sayfa, 8 YTL.

10. (ABD Tarihi. Yazanlar: Alain Nevins ve Henry Steele Commanger. çev.: Prof. Halil Inalcik. Varlik Yayinlari. Sayfa 9)

11. Kirmizi Bulut (Mahpiu Luta/ Sioux)

12. ABD Tarihi. Yazanlar: Alain Nevins ve Henry Steele Commanger. çev.: Prof. Halil Inalcik. Varlik Yayinlari. Sayfa 12)

13. (�Amerika Diye Bir Yer Yok� Murat Zelan, birey yay. Sayfa 149)

14. (Aktaran David E.Stannard -Peter Calvocoressi, Guy Wint ve John Pritchard'dan �Total War: Causes and Courses of the Second World War�)

15. (Aktaran Marlita Reddy-�American Indian Demographics�)

16. (Aktaran Ronald T.Takaki) Kizilderili Isleri Komisyonu Baskani, 1870'de Kongre'ye sundugu raporda, aynen söyle diyordu:

17. (KADIR MISIRLIOGLU, Amerike'da zenci Müslümanlik hareketi.

18. (IMMANUEL WALLERSTEIN, MODERN DÜNYA SISTEMI)

19. (Mandate for Change, s.372)

20. Hemming.Conquest if the incas. S.351.

21. English and indians in New England (Londra, 1676) S. 3-4

22. Svaldi, Sand Creek and the Rhoteric of Extermination, s. 298-299

23. Hemming.American Historical Review(1978), S.51