Bolivya
Bolivya'da çikan savaslar hep Amerikan sirketlerinin çikarlari dogrultusunda gelismistir. Sili ile, Brezilya ile, Paraguay ile yaptigi savaslar Standart Oil Co. ve Royal Dutch Co. sirketleri arasindaki rekabetin sonucu olarak çikmistir. Binlerce insan bu savaslarda bu iki Amerikan sirketlerinin çikarlari dogrultusunda feda edilmis, on binlerce insan hayatini kaybetmistir. Çocuklar, bebekler Amerikan sirketlerinin çikarlari dogrultusunda iç karisikliklarda öldü. Bu süre içerisinde ülkede demokratiklesme yolunda adimlar atildi fakat bunlar uzun süreli olmadi. Sonra Bolivya'da diktatörlükler yönetime geçti. Diktatörlere karsi direnis gösteren halk CIA'nin denetimindeki terör örgütleri tarafindan katledildi.

1952'de tekrar demokratik cephe iktidara geldi ve Amerikan sirketlerini ulusallastirmaya basladi ama o da darbeyle devrildi. ABD'ye göre bu ülkelerde faaliyet gösteren Amerikan sirketlerini ulusallastirmaya hiçbir devletin yetkisi yoktu. Sonra ulusallasan sirketler tekrar ABD'ye verildi. Bolivya'da partizanlar ABD'ye ve Bolivya ordusuna karsi direnisler gösterdi. Küba'da devrim için Fidel Castro ile omuz omuza savasan Che, Amerikan destekli Bolivya ordusu tarafindan yakalanarak 1967 yilinda öldürüldü.
Bolivya'da her yil bir darbe olmaya basladi. Ülkedeki kaos ve karmasa son haddine gelmisti ve Amerika yine en igrenç seyi Bolivya'da yapti. Üçüncü dünya ülkelerinin basina bela olacak uyusturucu ticaretini buradan baslatti ve bu ülkeye kendi soktugu uyusturucu illetini kendi kurutmak amaciyla hâlâ Bolivya'da çöreklenmis bir biçimde duruyor. Bolivya halki ABD'nin sömürüsünün yani sira uyusturucu ile de bogusuyor. |