AMERİKA'NIN KANLI KARNESİ
 

Emperyalist ABD'nin Kimligi

•  Amerikanin kanli karnesi
•  Emperyalizm ve klasik sömürgecilik
•  Kristof Kolomb
•  Dünyanin dört bir yanina dagilma
•  Kizilderili katliamlari
•  Iyi bir Kizilderili ölü bir Kizilderilidir.
•  Kizilderili atasözü
•  Koloniler
•  Siyah tenli adamin kara talihi
•  Malcom X
•  Güney Kuzey paylasim savasi
•  Amerika hangi milletlerden kuruldu
•  ABD'nin kurulusu
•  Emperyalist paylasim savasi
•  Ikinci Dünya savasinda Amerika
•  Marshal Plani

ABD'nin Katliamlari

•  Sili
•  Meksika
•  Kaloforniya
•  Teksas
•  Küba
•  Filipinler
•  Haiti
•  Panama
•  Nikaragua
•  El Salvador
•  Brezilya
•  Bolivya
•  Çin
•  Kore
•  Endonezya
•  Vietnam
•  Kamboçya
•  Iran
•  Afrika
•  Montreo Doktrini
•  Afganistan
•  Irak
•  Yunanistan
•  Ve Türkiye
•  ABD yıkılacaktır.

 

© Copyright 2009 Yücel Kaya
Adres göstererek alıntı yapılabilir

Emperyalizm ve Klasik Sömürgecilik

Yaygin olarak sömürge ya da sömürgecilik anlaminda kullanilan �emperyalizm' kavrami, aslinda sadece ekonomik bir terimdir. Emperyalizm, kapitalizmin serbest rekabet döneminden sonraki, sermayenin yogunlastigi ve merkezilestigi asamadir.

Ilkel komünal toplumdan köleci topluma geçis sürecinden sonra olusan siniflar arasi sömürü biçiminin, feodal toplum ve kapitalist toplum ile devam eden ve Kapitalist toplum biçiminde bile rastlanmayan emperyalizm olgusunun, finans kapital ile ortaya çiktigini biliyoruz.

Bu bakimdan Lenin, emperyalizmin, kapitalizmin bir üst asamasi oldugunu söylemektedir.

Emperyalizm, finans kapitalin en gerici, en bagnaz, en sövenist unsurlarinin, açik ve terörist bir diktatörlügü olan fasizm ile benzerlikler kaydetmektedir.

Kristof Kolomb'un San Salvador'a ayak bastigi yillarda Avrupa'da tekellesmenin olmamasi ve finans kapital olgusunun yerlesmemesi nedeni ile kolonicilerin, emperyalist ya da fasist olmadiklari söylenebilir.

Amerika Kita'sinin kesfedildigi yillarda Avrupa'da feodal bir devlet yapisinin varligindan söz edebiliriz. Buradaki sömürü biçiminin adi ürün rant'tir. Ancak baska topraklardaki yasayan halkin yer alti zenginliklerine göz diken bir anlayis, sadece feodalite olarak adlandirilamaz. Bunun arkasinda emperyalist bir olgu vardir.

Amerika Kitasi'na ilk ayak basistan, ABD askerleri tarafindan öldürülen son Irakli çocuga kadar Amerika'nin emperyalist tarihini okurken, emperyalizmin sadece kapitalizmin son asamasi gibi ekonomik terimler olmadigini, onun kendi içerisinde klasik sömürü anlayisini, vahsetini ve zulmünü de barindirdigina sahit olacaksiniz.

Emperyalizm, feodalitenin tasfiyesinden sonra kapitalizmin ilk baslarinda tekstil sektörünün gelismesiyle baslamistir.

Modern sömürgeciligi kapitalizmin bir üst asamasi olarak kabul edersek, klasik sömürgeciligi daha çok güce ve zora dayanan bir olgu olarak niteleyebiliriz.

Klasik sömürgecilik, egemen olan devletin askerinin, zorla yabanci topraklarin zenginliklerini ele geçirmesi ve orada egemenlik kurmasi anlamina gelir. Emperyalizm de ise bir ulusun topraklarini ele geçirmesi ve orada egemenlik kurmasinin yolu çok farkli biçimde uygulanir.

Emperyalizm, sermaye ihraci ile gerçeklesmektedir. Temel olarak egemenlik kurulacak ülkenin kaynaklarini, o ülkenin ucuz is gücünden faydalanarak isler ve orada üretir. Bu klasik sömürgecilikten çok daha yasal, mesru ve kârli bir durumdur. Ayrica, emperyalizm dendiginde anlasilacak tek sey mali sermayenin egemenligidir.

Kolonicilerin Amerika topraklarini ele geçirmesi ve orada yaptiklari yagma ve talan bugünkü modern anlamda emperyalist girisim degil, klasik sömürgeci bir yapidir.

Kitabimiza �Amerika'nin Emperyalist' tarihi üst basligini koyarken, kitanin kesfedildigi ve klasik sömürgeciligin basladigi tarihi de emperyalist tarihin içine koyarken emperyalizmi olusturan bilesenleri burada hatirlatmakta da yarar görüyoruz.

Emperyalizmin ilk genel bileseni �tekelcilik'tir. Emperyalizmi sermayenin yogunlasmasi ve merkezilesmesi sonucu kurulan dev karteller, tröstler ve konsorsiyumlar olusur. Bunlar temel olarak ekonomide söz sahibi ve belirleyici olurlar. Iç piyasadaki pazar payi ve kontrol tamamen tekellerin elindedir. Spekülasyonlar, süspansiyonlar ve çesitli girisimlerle ve devlet organlarini kullanarak piyasalari istedikleri gibi yönlendirirler. Kriz dönemleri tekelciligin olusmasi, yani sermayenin daha yogunlasmasi ve merkezilesmesi için önemli noktalardir. Kitabimizin son sayfalarinda bunlarin yasanmis örneklerini göreceksiniz.

Ikinci önemli bilesen �mali sermaye'dir. Mali sermaye, ayri ayri sermaye alanlarinin bankalar çatisi altinda birlesme biçimidir.

Genel olarak dünya emperyalizminde ilk etapta banka ve sanayi sermayesi birbirine yaklasmistir. Bankalarda biriken yüksek mevduatlari isletmek için yalnizca kredi iliskisine giren bankalar sanayi sermayesine el atmak zorunluluguyla karsi karsiya kalirlar. Ayni durumda sanayi sermayesi de isletmek için kaynak arayisindadir ve bankasini kurar. Bu gelisimin bir zorunlulugudur ama tek yolu degildir.

Emperyalizmi olusturacak üçüncü bilesenin adi �mali oligarsi'dir. Mali oligarsi dendigi zaman mali sermayenin siyasal, toplumsal ve ekonomik olarak tek söz sahibi oldugu anlasilir. Tekelciligin en ileri örgütlenmesi mali oligarsinin egemenligi ile tanimlanir.

Emperyalizmi klasik sömürgecilikten ayiran en önemli bilesen �sermaye ihraci'dir. Geçmiste kapitalistlerin zora dayali klasik sömürüsü anlayisi burada yerini sermaye ihraci yaparak modern sömürüye dönüstürmüstür. Emperyalistler yer alti, yer üstü ve insan kaynaklarini uluslararasi hukuk kurullari çerçevesinde uygulamaya sokarlar. Emperyalizm bir adiyla da modern sömürgeciliktir. Onun kendi içerisinde mali oligarsiye dayali bir hukuku vardir. Bu hukuk süphesiz ki mali oligarsiyi yani emperyalistleri korur.

Ileride genis bir sekilde görecegimiz gibi borçlandirma ve yardimlar adi altinda imtiyazlar koparttiklari devletlerin içlerini oymaya çalisirlar. Bugün bu borçlandirma IMF ve Dünya Bankasi araciligi ile yapilmaktadir.

Amerika'ya ilk ayak basan koloniciler gibi bu modern sömürü biçimi baska ülkenin kaynaklarini zorla ve güçle söküp almaz. Tam tersi o kaynaklari orada o ülkenin ucuz is gücünden faydalanarak isler ve oradan pazarlar.

Emperyalist devletler kendi aralarinda gizli bir ittifak içindedir. Her seyi uluslararasi hukuk çerçevesinde yapmazlar. Üçüncü dünya ülkeleri üzerinde her birinin ayri hesaplari vardir. Sistemde her sey hassas bir denge üzerinde kurulmustur. Bu yüzdendir ki bunlar devlet olmaktan daha öte bir devlet gibi çalisirlar. �Papa'ya Suikast ve Domino Teorisi isimli kitaplarimda bu çalismalari okuyucularimla bir roman diliyle paylastim.�

Emperyalistlerin her birinin, devleti dahi asan istihbarat ve komplo örgütleri vardir. Bunlari ileriki sayfalarda genis olarak görecegiz.

Emperyalizmin ne oldugunu ögrendikten sonra Amerikanin Emperyalist Tarihine geçebiliriz. ABD'nin emperyalist tarihi Kaptan Kolomb ile baslar