İKİNCİ DÜNYA SAVAŞINDA AMERİKA
 

Emperyalist ABD'nin Kimligi

•  Amerikanin kanli karnesi
•  Emperyalizm ve klasik sömürgecilik
•  Kristof Kolomb
•  Dünyanin dört bir yanina dagilma
•  Kizilderili katliamlari
•  Iyi bir Kizilderili ölü bir Kizilderilidir.
•  Kizilderili atasözü
•  Koloniler
•  Siyah tenli adamin kara talihi
•  Malcom X
•  Güney Kuzey paylasim savasi
•  Amerika hangi milletlerden kuruldu
•  ABD'nin kurulusu
•  Emperyalist paylasim savasi
•  Ikinci Dünya savasinda Amerika
•  Marshal Plani

ABD'nin Katliamlari

•  Sili
•  Meksika
•  Kaloforniya
•  Teksas
•  Küba
•  Filipinler
•  Haiti
•  Panama
•  Nikaragua
•  El Salvador
•  Brezilya
•  Bolivya
•  Çin
•  Kore
•  Endonezya
•  Vietnam
•  Kamboçya
•  Iran
•  Afrika
•  Montreo Doktrini
•  Afganistan
•  Irak
•  Yunanistan
•  Ve Türkiye
•  ABD yıkılacaktır.

 

© Copyright 2009 Yücel Kaya
Adres göstererek alıntı yapılabilir

Ikinci Dünya Savasi'nda Amerika

Amerika Birlesik Devletleri atlantik Pakti'ni meydana getirecek olan Roosevelt-Churchill bulusmasina neden olan Almanya zaferinden sonra (14 Agustos 1941) özellikle de Pearl Harbor gibi (7 Aralik 1941) Pasifik'teki Amerikan üslerine Japonlarin yaptigi akindan sonra ancak uykudan uyandi.

ABD, Ingiltere'ye ödünç muhrip verdikten sonra �ödünç verme- kiralama� kanununu devreye soktu ve Hitler aleyhtari koalisyonun mühimmat deposu hâline geldi.

Üçüncü defa basa getirilen Roosevelt, bütün diktatörlere karsi savasmakta oldugunu ilan etti. Ingiltere'nin talebi üzerine özellikle ve öncelikle Avrupa üzerine yöneldi.

Askerî bir güç olusturuldu. Ingiltere ve Rusya'nin Murmansk Limani'na dogru, silep kafileleri yola çikti. Kurulan yüzlerce fabrika günde yirmi dört saat çalisarak Kuzey Afrika'da (Kasim 1942 çikartmasi) Italya'da (1943), sonra da Fransa'da (Normandiya çikartmasi) düsman kayitsiz sartsiz teslim oluncaya kadar zafer kazanarak savasan askerlere malzeme destegi yapti.

Çan Kay Sek ve Churchill ile Kahire'de; Churchill, General de Gaulle ve General Giraud ile Casablanca'da; Stalin ve Churchill ile Tahran'da sonra da Yalta'da bulusan, askerî harekati kontrol eden ve Avrupa'nin siyasi teskilatlandirilmasinin temellerini atan Roosevelt, kaçinilmaz olarak kamuoyundan destek alarak dördüncü defa baskan seçildi.

Roosevelt, Almanya'nin kayitsiz sartsiz teslim olmasindan ve Hirosima ve Nagazaki'ye atom bombasi atilmasindan birkaç ay önce 12 Nisan 1945'de öldü.

Roosevelt'in halefi Truman, savasa son vermek için nükleer bomba kullanma kararini alarak uyguladi ve Mihver kuvvetlerinin çöküsünün çikardigi problemleri hâlletmek üzere agir sorumluluklar yüklenmeye çagirildi. Maksat, Almanya ve Japonya'nin isgali; demokrasi prensiplerine göre dünyanin yeniden düzenlenmesi gerekiyordu. Bunun için San Fransisco'da Birlesmis Milletlerin temeli atildi (26 Haziran 1945).

Birlesmis Milletler ayni zamanda popüler olan komünizmin yayilisi konusunda da ortak çaba harcama kararlari aldilar.

Truman bu dönemde Marshall Plani'ni hazirladi. Kömünistlere karsi komünist olmayan devletlerin savunulmasi için Nato kuruldu.(1949).

Yapilan iktisadi yardima ragmen Asya'da ugranilan basarisizliklar Amerika �Japonya güvenlik pakti imzalamaya hatta Bagdat Paktini devam ettirmeye zorladi.

Komünist dünyasini saran antlasmalar zinciri böylece meydana geldi. Bunun çevresinde yaratilan yüzlerce askerî üs olusturuldu. Altinci Filo Akdeniz'e, Yedinci Filo ise devamli suretle olmak üzere Formaza'da konumlandirildi.

Bu pahali savas aletleri az gelismis ülkelerdeki kargasaya etki etmeyince Amerika yeni bir politika belirleyecekti, o da ünlü Amerikan yardimlariydi.

Bu yardimlarla hem bu ülkelerdeki ekonomi belli ölçüde rahatlatilacak hem de koparilan imtiyazlarla bu ülkelerde dogrudan ya da dolayli olarak söz sahibi olunacakti. Fakat korktugu karisiklik yalnizca üçüncü dünya ülkelerini de degil bizzat Amerikan topraklarinda da nüksetmeye baslayacakti. [Bunu önlemek için ise ABD kendi içinde de uyguladigi amansiz kogusturmalar yapacak, baskilar kullanacak, insanlari baski altina alacak ve fisleyecek, sanatçilari ve bilim adamlarini gözaltinda tutacak, komplolar kuracakti.]

Ayrica savas ekonomisinden birdenbire standart normal ekonomiye geçis sirasinda bazi sorunlar yasandi Amerika Birlesik Devletleri'nde. Yine büyük bir tikanma ile karsi karsiya kalindi.

Bu durumda Kore'ye müdahale etti ve yeni bir savas ekonomisi yaratarak isin üstesinden geldi. Bu savas Amerikan ekonomisine yeni bir ileri atilis sagladi fakat savasin uzun sürüsü Amerikalilar tarafindan elestirildi.

22. anayasa tadili baskanliga üçüncü defa ayni kisinin gelisini yasakladigindan Truman yerine Nazi Almanyasi'nin çökmesinde etkili bir komutan olan General Eisenhower kolayca seçildi.

Yeni baskan iç muhalefeti azaltmak için bazi tavizler vererek reform girisiminde bulundu. O günlerde tam alti eyalette zenciler hâlâ okula alinmiyordu. Çikarttigi genel bir yasayla bunu sagladi. Onun döneminde her türlü iç muhalefete ragmen ABD'nin milletlerarasi pozisyonu iyiye gitmis, basari kazanmisti. Komünizm korkusu ve Mc Cartycilik, göçmenlerin ince elenip sik dokunmasina (McCarran-Walter Immigrationact (1952) neden olmustu. Amerika Birlesik Devletleri, mevcut durum siyasetinden vazgeçti ve daha cüretli, geri yuvarlanma siyasetini benimsedi. Ne var ki Amerika Birlesik Devletleri, Kore'nin, Vietnam'in paylasilmasini kabul etmek zorunda kaldi. Irak buhrani sirasinda Lübnan'a hesapta olmayan deniz çikartmasi basariya ulasmasini engelledi.

SSCB ile olan çatismalar azaldi. Stalin'in ölümünden sonra da kurulmaya baslanan �Baris Içinde Yasama � projesi yavas yavas gevsemeye neden oldu. 1959 yilinda Krusçev, Amerika Birlesik Devletleri'ni ziyaret etti. Bununla birlikte SSCB'nin, yakin doguya ve Karayip Adalarina dolayli ve dolaysiz müdahalesi, uzay alaninda çalismalari askerî alanda rekabete neden oldu. Bu durum seçimlere dogru varolan baris siyasetinin tehlikede oldugunu savunan tarafin lideri Kenedy'nin baskanligiyla neticelendi.

Demokratlarin adayi John F.Kennedy'nin baskanliga seçilmesiyle çekismeli, fakat kesin bir zafere ulasan Demokrat Parti, bu basarisini her seyden önce Cumhuriyetçi Parti adayi için hiç de elverisli olmayan birtakim sartlarin bir araya gelmesine borçludur.

Ayrica Demokrat Parti adayinin televizyon konusmalarinda, hasmi Nixon'a nazaran kendisini daha iyi pazarlamayi bilmesi de oylarin Demokrat Partiye kaymasinda rol oynamistir. Baskan yardimciligina Texasli Lyondon Baines'in seçilmesi ve onun Katolik olusu Kennedy lehine olmustu. Bu sayede gerek dindaslari, gerek Güneylilerin büyük çogunlugu, gerekse de Demokrat Parti'nin bütün kademeleri tarafindan desteklenerek bu oylarin yüzde seksenini aldi.

Amerika Birlesik Devletleri içinde ve disinda atalarinin yaptigi gibi topyekûn savas baslatilacakti. �Yeni Sinif� diye ortaya attigi kavram ile açlik, sefalet, cehalet ve adaletsizlik sinir disi edilecekti. Baskanin herkesten istedigi sey topyekûn mücadeleye omuz vermesiydi. Yeni Sinif Atilimi, Amerikan politikalarina ters düsen bir sey degildi ama yine de Kennedy'nin demokrat ve reformcu politikalarina tutucular tepki koyuyordu. Olsa bu politika da içteki alt siniflari ve zenci hareketini maniple etmek için akilli bir taktikti. Fakat bu politika özellikle, dis politikanin gelismesi için bir yol olamadi. Ne Küba'daki devrim engellenebildi ne de Vietnam'da basari saglandi.