Bu dünya bize atalarimizdan miras kalmadi, biz onu
çocuklarimizdan ödünç aldik
Kizilderili Atasözü
Etnolog Eric Navet, Kizilderili medeniyetleri hakkinda sunlari söyler:�Bir bolluk ve bereket toplulugu olan Amerikan yerli halki ancak gün içinde birkaç saat çalisarak yasamlarini sürdürebilmekteydi. Bu asiret topluluklari müzik yapmak, cachiri yudumlamak (bir çesit içecek) ve dans etmek için yeterince zaman bulabiliyorlardi. Lirik ve enstrüman repertuvari muazzam geliskindir.�
Bundan da anlasilabilecegi gibi ekonomik anlamda da son derece sorunsuz, huzur ve refah içinde yasayan Kizilderililer isgalden önce oturmus bir yapiya sahipti. Bunun disinda bazi büyük Kizilderili topluluklari (Mohawk, Oneida, Onondaga, Cayuga ve Senega) ortak hukuku olan bir birliktelik olusturmuslardi. Bu iliski için Amerika isgalcilerinin �konfederasyon'u bu modeli örnek alarak kurduklari söylenir.
Ayrica Kizilderili topluluklarinda kadinin çok özel ve önemli bir yeri vardi. Erkekler avcilikla ugrastigi dönemlerde kadinlar da ziraatla ugrasmislar, onu gelistirmisler ve etten daha uzun süre muhafaza edilebilecek ve özellikle kis aylarinda yetistirilebilecek ürünler elde etmislerdir. Bu durum bazi sikintili kis aylarinda kabilenin imdadina yetismis ve takdir kazanmistir.
Kadinlar ekonomide bir anlamda erkeklerden daha fazla söz sahibi olmus ve kendilerine her zaman saygi duyulmustur.
Oysa Amerikan isgalcileri öyle hürriyet diye yana yakila ortalikta gezmelerine ragmen uzun yillar kadinlarini bile insan yerine koymamis ve onlara oy hakki vermemistir. Bes Kizilderili toplulugunun kurdugu birliktelik olan Iraquoilarin en önemli hükmü sudur:
Kadinlar insanlarin atalaridir ve bu topraklarin sahipleri onlardir. Diger erkek ve kadinlarin statüsü annenin statüsünden sonra gelecektir.
Bu örgütlenmenin diger hükümleri ve isleyisi de oldukça sasirticidir.
Söz gelimi ne bu hükümleri ne de topraklari koruyacak askerî ya da benzeri kol kuvveti düsünülmemistir. Ne kral ne hükûmet ne de birlik ve beraberligi koruyacak ve düzeni saglayacak baska bir kurum yoktur. Zira böyle bir sey olmayacaktir. Yasam kültürleri geregi yüzyillardir olusan dogal düzeni kimse bozmaya çalismak niyetinde degildi ve olamazdi da Eger böyle bir durum olursa diger kabile üyeleri sorunlu kisiyi dislar ve kovardi. Böyle bir girisimde bulmak isteyenin alabilecegi yegâne ceza da buydu. Bütün topraklarin ve mülklerin sahibi Ölümsüz Ruh'tur. Insanlar ve kabileler ancak yasadiklari ve izin verildigi sürece onlardan yararlanabilirler. Bu yüzden bütün mülkler herkesin esit oranda yararlanabilecegi ortak mallardir. Onlarin yüzünü hayata ve dogaya ne kadar döndügünü anlatmaktadir. Herkes tanrinin verdigi nimetleri yalnizca tüketmekle yükümlü degildir. Ayni zamanda dogayi korumali ve ona saygi duymalidir.
Bugünün Amerika'sina gelince, sergiledikleri tutumlarda hiçbir farklilik yoktur. Onlar yalnizca bu katliamlarina modern silahlarla ve baris ve özgürlük sloganlariyla devam ediyorlar. Devam eden soykirimlarla, nükleer denemelerle yok olma noktasina gelen yeryüzü manzarasi karsisinda Sef Seattle'in su sözlerini akildan çikarmamak gerek:
�Canlilarin yok edildigi bir dünyada insan ruhu yalnizlik duygusundan ölür gibi geliyor bize. Unutmayin, bugün diger canlilarin basina gelen yarin insanin basina gelir. Çünkü bütün hepsinin arasinda bir bag vardir. Su gerçegi iyi biliyoruz: Toprak insana degil, insan topraga aittir. Ve bu dünyadaki her sey, bir ailenin fertlerini birbirine baglayan kan gibi ortaktir ve birbirine baglidir. Bu nedenle de dünyanin basina gelen her felaket insanin da basina gelmis sayilir.
ABD'nin Kizilderililere yaptigi katliam, tarihin hiçbir döneminde esine rastlanmamis bir olaydir. Kendi topraklarinda yasayan milyonlarca insani katleden bir düsüncenin dünyaya demokrasiyi getirme sevdasini simdi daha iyi anlayabiliyor musunuz? Bu vahsi beyaz adamlarin sadece Kizilderililere karsi mi böyle acimasiz oldugunu düsünüyorsunuz?
Ileride siyah tenli adamlarin kara talihini de görecegiz. |