Kristof Kolomb
Emperyalizmin, Sanayi Devrimi'nden sonra gelisen kapitalist toplum biçiminin son asamasi olarak ortaya çiktigini dile getirsek bile, onun emperyalist ruhu, kolonicilerin klasik sömürgecilik anlayisi ve Amerika Kitasi'ni istilasi ile baslamaktadir.
Avrupalilarin yeni kitaya ayak basmalari ile baslayan (adina ister klasik, ister modern sömürü düzeni deyin) bu sömürü, 1492 yilinda hayatlarini kaybeden milyonlarca yerliden, günümüz Irak'inda isgalciler tarafindan öldürülen son Irakli çocuga kadar süre gelmektedir.
Kolonicilerin, San Salvador'a ilk ayak bastiklarinda, barisçi bir yapiya sahip olan Kizilderililerin kölelestirilmesinden, günümüz dünyasinda geri biraktirilmis, yoksullastirilmis ülkelerin halklari da hâlâ o sömürü düzeninde yasamaya devam ettirilmektedir.
Dünya, 1492 yilindan bu yana Amerikan askerinin ayak bastigi her yerde gözyasi ve kan görmüstür.
Amerika Kitasi'nda yasayan yerlilerden Vietnam'a, Güney Amerika ülkelerinden, Japonya'ya kadar kendi topraklarinda yasayan insanlarin emperyalist çikarlar adina ölmesi, 500 yildir dünyanin sahit oldugu olaylar arasindadir.
Emperyalizm ya da bir baska deyimle sömürgecilik, modern tarihte cografi kesiflerle birlikte basladi. 15 ve 16. yüzyilda birtakim Avrupalilar, elde ettikleri askerî teknoloji ile birlikte baska kitalara yayilmaya basladilar. Güçlü donanmalar, etkili atesli silahlar ve disiplinli ordular kullanarak dünyanin uzak bölgelerini ele geçirdiler ve bu bölgeleri kelimenin gerçek anlamiyla �sömürmeye� basladilar.
ABD'nin emperyalist dünya görüsünün cografi kesiflerle beraber basladigina deginmistik. Bu kitapta yeni kitaya ayak basan ilk Amerikalidan günümüzdeki son Amerikaliya kadar Amerika'yi ve Amerikalilari tanimaya çalisacagiz.
Amerika Kitasi'ni ilk kesfeden kisinin Kristof Kolomb oldugu belirtilmekte ve onun Cenovali bir denizci ve kâsif oldugu söylenmektedir. Kendisi 1492'de Atlantik Okyanusu'nu asarak Amerika'ya ulasan ilk Avrupali olarak bize tanitildi.
Bize sunulan bilgiye göre Kolomb, düsündügü seyahati yapmak için 1485'de Portekiz kralina basvurdu, sonuç alamayinca Ispanya'ya geldi. 1486'da Kraliçe Isabella'ya teklifini sundu. Ancak alti yil sonra Kraliçe Isabella ve Kral Ferdinand seyahatini para vererek desteklemeyi kabul ettiler.
3 Agustos 1492'de 120 kisi mürettebati bulunan Santa Maria, Nina ve Pinta isimli gemilerle Palos limanindan batiya açildi. Rüzgârdan faydalanmak için güney bati yönünde ilerleyerek 3 Eylülde Kanarya Adalarina geldi. 12 Ekimde Bahama Adalarina geldiginde, mürettebati isyan durumundaydi.
(Kristof Kolomb hakkinda bize verilen bilgilerde tutarsizliklar da görünmektedir. Öyle ki Atlantik Okyanusu'nun diger yakasinda ayri bir kita oldugu görüsünü Kraliçe Isabella'ya aktarip Yeni Ddünya'yi kesfetmeye yola çikan Kolomb, nedense aradigi yerin Hindistan oldugunu düsünmüstür!) Ve bu yanlislik! Günümüze kadar bu bölgenin �Bati Hindistan� ve Amerikan kizilderilerinin �Hindistanlilar� olarak isimlendirilmesi seklinde devam edecektir.
Kolomb seyir defterine söyle yazar:
�3 Agustos Cuma: �Buradan itibaren kendi yoluma koyulmam ve Hintlere ulasana kadar seyredebilmem için rota Alteslerinize ait olan Kanaryalardir. Amacima ulasmak için uykuyu unutmam gerekiyor.�
Iki aydan daha fazla bir sürenin sonunda, 11 Ekim Persembe günü, Kolomb Yeni Dünya'ya ayak basar. Hint adalarindan birisi sandigi bu kara parçasina, San Salvador adini verir. Diz üstü çöker ve dua eder:
�Ebedî ve kadiri mutlak Tanri, yaratici sözün enerjisiyle gögü, denizi ve yeri doguran Tanri! Adin her yerde kutsansin ve ünlensin! Senin yüceligin ve egemenligin yüzyildan yüzyila ululansin. Kutsal adinin senin hükümranlik alaninin simdiye kadar sakli olan bu yarisinda, kölelerinden en sefilinin araciligiyla taninmasina ve yayilmasina sen izin verdin.�
Kolomb'un iddiasina göre bu �Yeni Dünya'da bol miktarda altin ve baharat bulunmaktaydi, yola çikacagi gemi ve yeterli finans bu vaat karsiliginda kendisine verilmisti.
Ancak Kolomb'un altin ve baharat hayali tabii ki gerçeklesmedi. Santa Maria gemisinin karaya oturmasi sonucu bu bölgede 39 kisi birakti. Kuzeydogu dogrultusunda geri gelerek 15 Mart 1493'de 224 gün sonra Palos Limanina geri döndü. Hiçbir ganimet elde etmemesine ragmen nedense 1493 ilkbaharinda mükâfatlandirildi. Koloni kurmak amaciyla 17 gemi ve 1200 denizci asker ve göçmenle 25 Eylül 1493'de Cadiz'den hareket etti. 3 Kasimda kolayca Dominik'e vardi. Daha sonra Antil Adalarini dolasarak bugüne kadar gelecek olan isimlendirmeleri yapti. Ilk 39 kisinin bulundugu yere varinca bunlarin kötü davranislari sebebiyle yerliler tarafindan yerlerinden sökülüp atildigini gördü.
10 Mart 1496'da hareket ederek 11 Haziranda Cadiz'e tekrar geri döndü.
Kolomb, 30 Mayis 1498'de üçüncü seyahatine koyuldu. Daha da güneye indi. Venezüella'ya yakin Trinidad adasini kesfetti. Daha önce kurdugu koloniye geldiginde durumu çok karisik buldu. 1500'de Ferdinand ve Isabella tarafindan gönderilen yetkili, idareyi ele aldi ve kendisini zincire vurarak Ispanya'ya gönderdi. Ekim 1500'de Cadiz'e ulasti.
Ferdinand ve Isabella, Kolomb'un kurulan koloniyi idare edemeyecegine inanmislardi. Koloniye yeni bir vali tayin ettiler ve Kolomb'a da 3 Nisan 1502'de dördüncü defa seyahat izni verdiler. Hindistan'a daha kisa bir yol bulmak için Orta Amerika sahillerini bastan asagi dolasan Kolomb, Panama'dan Pasifik Okyanusu'nu kesfedemedi. Burasi bu tarihten birkaç yil sonra Vasco Nunez de Balboo tarafindan kesfedildi.
Kolomb, Jamaika'da tam bir sene Kobani valisinden yardim için bekledi. Kasim 1504'de Kraliçe Isebella'nin ölümünden birkaç gün önce Ispanya'ya ulasti. Kral Ferdinand kendisi ile arasi iyi olmayan Kolomb'a iltifat etmedi. 20 Mayis 1506'da Ispanya'da dostlari tarafindan terk edilmis olarak öldü.(1)
Italya'nin Cenova Limani'nda yoksul bir dokumacinin oglu olarak dünyaya geldigi söylenen Kristof Kolomb'un bizim bildigimiz yani bu.
Kolomb, emrine verilen üç gemiyle birlikte aylar sonra Bati Hint Adalarina ulasarak karaya çikti. O günden sonra da Dünya'nin resmî tarihine, zoru basaran korkusuz denizci, Yeni Dünya'yi bulan büyük kâsif ve de dünyanin kaderini etkileyen unutulmaz isim olarak geçti. Peki, acaba gerçekten Kolomb böylesine büyük bir is basarmis miydi? Diger deyisle Amerika'yi gerçekten o mu kesfetmisti? Elinde hiçbir bilgi, harita, vs. yokken dünyanin bilinmeyen denizlerine korkusuzca mi açilmisti?
Konu ile ilgili degisik yorumlar elbette ki vardir bunlardan bir tanesi gerçekten önemlidir ki onu sizlerle paylasmak istiyorum.
Yahudi yazar David M. Eichhorn, söyle diyor: �Aslinda ismi Colombus degildi. Genova'da dogmus bir Italyan da degildi. Asil ismi Juan Colon olan ve Pantevedra yakinlarinda dogmus olan bir Ispanyol Yahudisiydi o.�(2)
Italya'nin Cenova sehrinde Hristiyan bir dokumacinin oglu oldugu söylenen Kolomb, David M. Eichhorn'un iddia ettigi gibi gerçekten de bir Ispanyol Yahudisi miydi?
Kolomb, �Yahudiler için iyi bir yer� aramak ve Yahudi inancina göre Mesih'in gelisinin ve yeryüzü kralliginin kurulusunun alameti sayilan Süleyman Mabedi'ni yeniden insa etme görevine soyunmak için mi yola çikmisti?
1492, Endülüs Emevilerinin Ispanya'dan silindigi bir tarihti. Ayni tarihte Ispanya'da yasayan Yahudilerin büyük bir kismi Granadalilar gibi kiliçtan geçirilmis, öldürülmüs ve dünyanin dört bir yanina sürgün edilmislerdi.
Türkiye'de 1992 yilinda kurulan 500. Yil Vakfi 1492 yilinda Ispanya'dan kaçip Osmanliya siginan Yahudiler tarafindan kurulmamis miydi?
Bütün Yahudileri kiliçtan geçirip öldüren, kalanlarini sürgün eden Ispanya neden Asil ismi Juan Colon olan ve Pantevedra yakinlarinda dogan bir Ispanyol Yahudisini Amiral unvani ile ödüllendirip emrine asker ve gemiler verip Yeni Dünya'ya yolluyordu? Bu çarpiklik sizin de dikkatinizi çekmiyor mu?
Acaba Kolomb, bizim ansiklopedilerde okudugumuz Kolomb olup yazar David M. Eichhorn bizi mi yaniltiyordu? Ancak onu teyit eden ciddi görüsler de var.
Türk Yahudi cemaatince yayinlanan �Salom' gazetesi 9 Mart 1988 tarihli sayisinda Dalia Sayah'in yazdigi �Kristof Kolomb gerçekten Yahudi miydi?� baslikli bir arastirma yazisinda su ilginç tespiti yapiyor:
�... Fakat asil önemlisi Kolomb'un ailesine yazdigi bütün mektuplarin sol üst kösesinde göze çarpan ilginç bir monogramdir.Yarim yüzyil önce Maurice David'in çözdügü bu monogramin bir Yahudi'nin kaleminden çikan her türlü yazinin basinda bulunmasi gereken iki harften: �bet' ve �he'den olustugu bugün biliniyor.� (Beth ve he: yani Be ezrat ha Chem ya da Baruch Chem, Tanri (Yehova) kutsaldir...) Onun bir Marrano (Yahudi dönmesi) oldugu iddiasini kanitlayan baska bir nokta ise tablolarinda sol elini belli bir sekilde tutmasidir. Bu Marranolarin birbirlerini tanimak için kullandiklari gizli bir isaretti... Kristof Kolomb... Artik bu büyük kâsifin gerçek kimliginin ortaya çikmasinin zamani geldi. Sefarad Kristof Kolomb! Onu artik tanimlayabiliriz bile: Amerika'daki kuzenimizdi o!�(3)
Salom, bir baska sayisinda ise Sarah Leibovici'nin yazdigi Christophe Colomb Juif, Marieanne Mahn Lottun yazdigi Portrait Historique de Christophe Colomb ve M. Kayserling'in kaleme aldigi �The Participation of the Jews in the Spanish and Porteguese Discoveries� adli kitaplari kaynak göstererek Kolomb hakkinda su bilgileri veriyor:
�Kolomb Yahudi miydi? Bugün artik bu kesinlesmistir. Iste tartisma götürmez bir kanit: Günah çikardigi rahip Hernando de Talavera'nin, Kraliçe Isabella'ya Kolomb'un yola çikisindan birkaç gün önce yolladigi mektup. Talavera, Kraliçe'ye bu �seytandan esinlenen yabancinin böylesi çilgin bir serüvene atilmasina izin vermemesi' için yalvarmaktadir. Söyle devam eder rahip: �Eger Kutsal Ruh evlatlarinin dis denizlere açilmasini isteseydi, bunu yapmalari için, kökenleri meçhul bir yabancinin gelisini bekler miydi hiç?'
Rahibin antisemit duygulari bu satirlarda pek belirgin degilse de daha ileride iyice ortaya çikar: �Rahip Jean'in gördügü düsü tam olarak anlayamadim; Kolomb'un nefret edilesi gezisi sonucunda, nasil olur da kutsal topraklar Yahudilerin eline geçebilir? Rahip Jean, bana, düsünde Aziz Jean Baptiste'i gördügünü ve kendisine Kolomb'un yolculugunun Yahudiler için çok bereketli olacagini, Isa'nin mezarini ele geçireceklerini açikladigini söyledi.'
... Günümüzde Simon Wiesenthal'in La voile de L'espoir (Umut Yelkeni) ve Sarah Lerbovici'nin �Kristof Kolomb Yahudiydi' kitaplarinda savunduklari tezi çogu tarihçi onaylamaktadir: Amerika'yi kesfeden bir �konverso'dur.�
Tarihçi M. Kayserling'e göre de Kolomb'un ailesi Barselona'dan gelme Katalan kökenli Yahudilerdendi. Tarihçiler Genova'da yasayip Ispanyolca konusan Kolomb ailesinin Yahudi oldugunu bildiriyorlar. Fransiz Ça M'Interesse dergisi de Ekim 1991 sayisinda, Kolomb'un Katalanya kökenli, sürülmüs ve Genova'ya siginmis bir gizli Yahudi (konverso) oldugunu vurgulamisti. Yahudi tarihçi M. Kayserling ise Kolomb'un esi Beatrice Enriquez'in de Yahudi oldugunu bildirir.
Bu kitapta Kiristof Kolomp'un hangi milletten oldugunun üzerinde durmayacagiz. Bizi ilgilendiren asil konu Amerika'ya ayak basan ve kurdugu emperyalist sömürü düzeni ile insan olma onurunu ayaklar altina alan Amerika ve Amerikalilarin, San Salvador'a ilk ayak basisindan bugüne kadar geçen süre içerisinde yaptigi insanlik disi vahsetlerin gözler önüne serilmesidir.
Kolonicilerin Amerika'da bir yerli kampina düzenledikleri saldirinin kurbanlarindan birisi söyle anlatiyor:
�Iki yasinda, dokuz veya alti aylik çocuklari turnikelerle öldürüyorlardi. Hepsini öldürüyor ve yakiyorlardi. Babamin ise gögsüne bir biçak saplayarak kalbini açtilar ve onu yanmaya terk ettiler. Bu asla unutulmayacak bir aci...� (5)
Yeni kitada yerli halka böylesine zulümler yapan yeni Amerikalilarin gerçekte kimler oldugunu gözler önüne sermeden Amerikanin ve kurduklari sömürü düzeninin yeterince tanimlanamayacagi kaygisini duyarak kaldigimiz yerden devam ediyoruz.
|