MARSHALL PLANI
 

Emperyalist ABD'nin Kimligi

•  Amerikanin kanli karnesi
•  Emperyalizm ve klasik sömürgecilik
•  Kristof Kolomb
•  Dünyanin dört bir yanina dagilma
•  Kizilderili katliamlari
•  Iyi bir Kizilderili ölü bir Kizilderilidir.
•  Kizilderili atasözü
•  Koloniler
•  Siyah tenli adamin kara talihi
•  Malcom X
•  Güney Kuzey paylasim savasi
•  Amerika hangi milletlerden kuruldu
•  ABD'nin kurulusu
•  Emperyalist paylasim savasi
•  Ikinci Dünya savasinda Amerika
•  Marshal Plani

ABD'nin Katliamlari

•  Sili
•  Meksika
•  Kaloforniya
•  Teksas
•  Küba
•  Filipinler
•  Haiti
•  Panama
•  Nikaragua
•  El Salvador
•  Brezilya
•  Bolivya
•  Çin
•  Kore
•  Endonezya
•  Vietnam
•  Kamboçya
•  Iran
•  Afrika
•  Montreo Doktrini
•  Afganistan
•  Irak
•  Yunanistan
•  Ve Türkiye
•  ABD yıkılacaktır.

 

© Copyright 2009 Yücel Kaya
Adres göstererek alıntı yapılabilir

Marshall Planı

Amerika Birlesik Devletleri, 1945 yilinda ikinci cephenin açilmasiyla ve Mihver ordularinin yenilmesinde önemli rol oynadi. Ikinci Dünya Savasi Müttefikler lehine son buldu. 1939'dan 1954'e kadar Nazi ve fasistlere karsi dövüsen ülkeler bu süre içinde onlari hayli yipratmis ve Amerika Birlesik Devletleri'nin ikinci cepheyi açmasiyla savas ancak sona ermisti.

1954'ten sonraki yillarda Amerika Birlesik Devletleri'nin dünya çapindaki sayginligi (!) büyüdü. Fakat aradan geçen yirmi yil sürecinde bu sayginlik azalmis, bugün artik bütün dünyanin yardim talep edebilecegi bir Amerika degil, yardim adi altinda ihtiyaci olan uluslari çesitli yollarla sömüren bir Amerikan emperyalizmi ile karsi karsiya bulundugunu anlamistir.

Kore'den Dominik'e kadar dünyanin pek çok bölgelerinde çikan ihtilaller ve karisikliklar bu uyanmanin bir göstergesidir.

Ikinci Dünya Savasi'nin sona ermesinin ardindan bati Avrupa uluslari pek çok açidan bitkin durumdaydi, kitadaki sanayi ve endüstrinin büyük bir kismi harap olmustu. Ticaret mekanizmasi islemez hâldeydi. Evet, pazarlar paylasilmis, üretim boslugu dogmus ama ekonomik açidan organizasyondan yoksun kalmislardi.

Marshall Plani, Disisleri Bakani General G. C. Marshall'in 1947 yilinda Havard Üniversitesinde ortaya attigi plandir. Bu plan, girisime katilacak memleketlerin girisilecek karsilikli ticareti ve is birliginin programlastirilmasi olarak açiklanmisti. Fakat gerçek anlamda planin gayesi son derece açikti. Bu daha çok üçüncü dünya ülkelerini sömürmenin bir yoluydu. Plan, muhtaç olan ülkelerden yapilacak yardimlar karsiliginda imtiyazlar koparmak temelinde olusturulmustu.

Bir anlamda modern bir �manda�cilik sistemiydi olusturulmak istenen;

Marshall, �Siyasetimiz herhangi bir memleketle veya doktrinle mücadele etmek degil, açlik ve ümitsizlige karsidir.� diyorsa da niyet bunlardan çok farkliydi. Amaç üçüncü dünyanin çaresizliginden faydalanmakti. Ingiltere ve Fransa disisleri bakanlari ve Rusya'da dâhil olmak üzere bütün Avrupa ülkeleri 1947 Ekiminde toplantiya çagirildilar. Bu toplantida Amerika'nin para verme teklifi degerlendirecekti.

SSCB bu teklifi reddetti. Bununla birlikte Avrupa devletleri, ihtiyaç kaynaklarini tespit ve tanzim edecek bir plan üzerine bir araya geldi.

Bu ilk toplantidan ortaya çikan örgüt, �Avrupa Ekonomik Is birligi Örgütü� adini almistir. Bu olusumun da temel amaci emperyalistler arasindaki pazar dagilimini ya da iliski meselesini resmîlestirmekten baska bir sey degildi.

Diger yandan Marshall'in söylediginin tersine politik bir amaci da güdüyordu bu girisim. Üçüncü dünya ülkelerine bir verip yüz alma tesebbüsü ayni zamanda o ülkelerde kismi bir refah yaratmayi da planliyordu.

Zira onlara göre komünizm gibi musibetler hep bu sefalet durumlarinda meydana çikardi. Yer alti ve yer üstü bakimindan zengin olan üçüncü dünya ülkeleri ne yazik ki gelismis üretim araçlarindan yoksun olduklari için varolan zenginliklerini degerlendiremiyorlardi!

Iste Avrupa devletleri ve Amerika gözünü bunlara dikmisti. Diger yandan plan Avrupa'da savas sonrasi ekonominin çökme riskiyle karsi karsiya kalmasinin korkusuyla olusturulmustur.

Zira Amerika Birlesik Devletleri için bu tehlikelidir. ABD'nin Türkiye'yi sömürgelestirmesi de ilk olarak bu plan dâhilinde gelismistir.

Amerika Birlesik Devletleri, yardim iddiasiyla ortaya çikmis, �Baska ülkelerin iç islerine karismayiz.� sloganiyla gittikleri her yerde iktidarlari ellerinde tutanlarla is birligi yapmis veyahut kendisine yakin unsurlar içinden destekledigi diktatörleri iktidara tasiyip orayi sömürmeye baslamislardir.

Onlar verdikleri yardimlardan daha fazlasini almayi bilmislerdir. Bu yardim zamanla Wall Street'i ellerinde tutanlarin çikarlarina çalisan bir kazanç ve sömürü makinesi hâline gelmistir. Bugün hiç kimse Amerikan emperyalistlerinin iyi niyetinden bahsedemez. Ancak Amerika Birlesik Devletleri yardim için nereye elini attiysa orada sefalet ve huzursuzluk bas göstermistir. Bu durum karsisinda orada örgütlenmis bir halk ya da muhalefet bulduysa onu komünist ya da seriatçi ilan etmis ve sindirmeye çalismistir.

Biz de mevzu bahisten nasiplenen sanssiz ülkelerden biriyiz. 1956 yilinda Marshall yardimlarini aldigimiz günden beri basimiz beladan kurtulmamistir. Iste Amerika bu yardimlar sayesine zenginligine zenginlik katmistir. Bununla birlikte bizim de memleket olarak dünyaya bakisimiz Amerika gibi olmustur.

27 Mayis Ihtilali'nden önce, Amerikan oyunlarindan bahsetmek �vatana ihanet� olarak algilaniyordu. Bu durum bugün degistiyse Amerika'nin yalnizca sözde olan bu tip seyleri umursamadigindan degismistir.

Bugün Latin Amerika ülkeleri Amerika Birlesik Devletleri'nin eyaleti durumuna getirilmistir. Denilebilir ki cografi yakinlik nedeniyle ABD' nin komplolarindan ve pisliklerinden en çok çeken ülkeler Latin ülkeleridir. Fakat Latin halklari yüzyillardir agaliklara ve isgallere karsi bir direnis gelenegine sahiptir. Bu yüzden, bu bölge ABD'nin en pervasiz davrandigi yerlerden biridir. Bugün ABD'ye ekonomik olarak göbekten bagli olmalarina ragmen tepkileri ve muhaliflikleri devam etmekte ve onurlarini korumaya çalismaktadirlar. Latin Amerika'nin siyasi iktidarinin temelini toprak sahipleri olusturmaktadir.

Kökleri, toprak mülkiyetinde olan bir yönetim kendi varolus nedenini ortadan çok zor kaldirir. Zirai feodalizm, Orta Amerika, Sili, Peru, Arjantin, Brezilya, Venezüella, Kolombiya, Ekvator yönetici siniflarinin zenginliklerinin ve hâkimiyetlerinin temelidir.

Latin Amerika dis ticaretinin yüzde altmisi ABD tarafindan belirlenen fiyatlar üzerinden gerçeklesmektedir. Amerikan kumpanyalari ithalatin yüzde yetmis besini yönetmektedir. Amerika Birlesik Devletleri bunu en çok verdigi borçlar, yaptigi yardimlar sayesinde koparttigi imtiyazlara ve perde arkasindan çevirdigi komplolara borçludur.