RÖPORTAJ

Yakup'un Beş İncili

''Papa’ya Suikast'' isimli kitabı ile Katolik Dünyanın ilgisini üzerine çeken Yücel Kaya, şimdi de ''Yakup’un Beş İncili'' isimli kitabı ile yeniden bir tartışma ortamı oluşturdu.
2010-01-07 

Kaya, Kayıp Yakup İncili’nin ortaya çıktığını ve bu İncil’in Barnabas İncili ile aynı görüşleri dile getirdiğini iddia etti.

İtalya’daki gizli örgütler ile Vatikan ilişkilerini dile getirdiği “Papa’ya Suikast” isimli kitabı ile Katolik dünyasının ilgisini üzerine çeken Yücel Kaya, şimdi de “Yakup’un Beş İncili” isimli kitabı ile yeniden bir tartışma ortamı oluşturdu.
Kayıp Barnabas İncili’nin üzerindeki tartışmalar sürerken yazar Yücel Kaya, Kayıp Yakup İncili’nin ortaya çıktığını ve bu İncil’in Barnabas İncili ile aynı görüşleri dile getirdiğini iddia etti. Kaya’ya göre gerçek İnciller 325 yılındaki İznik Konsülü’nde reddedilerek teslis inancını taşıyan dört İncil kilise tarafından kabul gördü.

İznik Konsülünde Ne oldu?

325'te toplanan ünlü İznik Konsülü’nde Teslis, Pavlus Kilisesi'nin resmî inancı olarak ilân edildi ve bu kararın sonuçlarından birini de, o zaman elde bulunan 300 kadar İncil'den dördünün Kilise'nin resmî İnciller'i olarak seçilmesi oluşturdu. Bunlar, Matta, Markos, Luka, Yuhannâ'nın yazdıkları İncillerdi. Özünde Eflâtûn’un ortaya attığı trinite fikri, İsa'dan sonra 1. ve 2. yüzyıllarda kaleme alınan bu İncîllerde yer aldı. İçlerinde Yakup ve Barnabas İncili'nin de bulunduğu diğer İnciller'in Airus’un tüm çabalarına rağmen bütünüyle yok edilmesi emredildi. Kilise tarafından doğruluğu kabul edilmiş dört İncil’in dışındaki İnciller Allah’ın bir olduğunu ve Hz. İsa’nın onun elçisi olduğunu vurguluyordu. Kilise tarafından bu İnciller'den birini yanında bulunduranın öldürüleceğine dair emir çıkarıldı ve Yakup İncili ile Barnabas İncili kabul gören Kanonik İnciller arasında yer almayarak Apokrif İnciller olarak kabul edildi. Baba, Oğul ve Kutsal Ruh üçlemesini taşıyan teslis inancı Hz. İsa’dan tam 325 yıl sonra Kilise tarafından kabul görerek tek tanrı inancı reddedildi.

Ölü Deniz Parşömenleri

1947 yılında Ölü Deniz kenarındaki Kumran harabelerinde tarihin en büyük keşiflerinden birisi yapılarak MÖ. 200 ile MS. 70 yılları arasında yazılan parşömen ve bakır levhalar ortaya çıkartıldı. İbranice ve Aramice olarak yazılan parşömenlerde Eski Ahit’e ait bilgilerin dışında Hz. İsa ve onun görüşleri hakkında geniş bilgilere rastlandı. Yücel Kaya’nın iddialarına göre; Bu bilgiler arasında teslis inancına ait hiçbir veri bulunmuyordu. Hz. İsa’nın sadece Allah’ın elçisi olduğunun dışında hiçbir tanrısal özelliğinden bahsedilmiyordu. Bu durum ilk parşömen bulunduktan itibaren olayı araştıran kilise yetkililerini haliyle rahatsız etti. Kumran’da bulunan parşömenler bugünkü dört incili değil, İznik Konsülü’nde yasaklanan Barnabas ve Yakup İncillerini doğruluyordu. Böylece araştırmalar daha da büyük bir gizlilik içinde yürütüldü.

Kırk santim eninde ve yedi metre uzunluğundaki bir bakır levha ise tıpkı Barnabas İncili’nde olduğu gibi saklanarak kaybedilmeye çalışıldı. Bu bakır levhanın araştırmacı Miles Coppeland tarafından Şam’daki Amerikan Büyükelçiliğinin üzerinde fotoğrafları çekilirken rüzgardan uçtuğu ve tüm Kudüs’ün üzerinde dağılıp kaybolduğu iddia edildi. Fotoğrafın çekildiği 1947 yılından bu yana ne bakır levhaya ne de fotoğraflarına ulaşıldı. Konuyla ilgili araştırma yapan Etiyopyalı Aşe Zagua adında bir doçent bu levhanın Barnabas ile aynı özellikleri taşıyan Yakup İncili olduğunu iddia etti. Zagua’ya göre Barnabas ve Yakup İncili’nde, son peygamber Hz. Muhammed’in geleceği yazılıydı. Bu yüzden Hıristiyan araştırmacılar tarafından bakır levha kaybedildi. Ölü Deniz parşömenlerinin tamamı İngilizceye çevrilip yayınlandığı halde Coppeland’ın rüzgarda uçtuğu iddia ettiği bakır levhaya hiç kimse ulaşamadı.

Doç. Dr. Aşe Zagua ile görüşen yazar Yücel Kaya, Yakup İncili olduğu iddia edilen bakır levhanın 2000 yıllık izini sürerek beş adet Yakup incili’nin olduğu bilgisine ulaştı ve bunu İslâm kaynaklarından da doğrulayarak Yakup’un Beş İncili (Rahip Bahira’nın Sırrı) adı altında romanlaştırdı.

Yakup’un Beş İncili ne anlama geliyor?


Kumran Parşömenlerinden anlaşıldığı üzere, Hz. İsa’dan sonra havarilerin başına Yakup getirildi. Doğruluk Öğretmeni unvanı ile anılan Yakup, havarilerden Simon Petrus, Thomas ve Barnabas’a Hz. İsa’nın gerçek müjdesini yazdırdı. (Yakup İncilleri) Barnabas’ın kaleme aldığı İncil ‘Barnabas İncili’ olarak anıldı.

Tam o yıllarda İlk Hıristiyanlara karşı şiddetli bir tepki gösteren Pavlus da bir görünüm yaşadığını iddia ederek Yakup ve Hz. İsa’nın havarileri arasına girdi. Daha sonra Pavlus ile Yakup arasında görüş ayrılığı çıktı. Pavlus bugünkü dört incilin anlattığı görüşleri ortaya koyduğundan Yakup ve diğer havarilere ters düşerek Romalılar ile yakınlaştı. MS. 71 yılında Kudüs Romalılar tarafından işgal edilip Süleyman Mabedi yıkılmadan önce Yakup, tapınaktaki tüm yazmaları Kumran harabelerindeki mağaralara sakladı. (1947 yılında bulunan parşömenler) Bunun dışında beş nüsha Yakup İncili de beş taşıyıcıya verildi.

Aradan tam 500 yıl geçtiğinde (MS. 571... Hz. Muhammed’in doğum yılı) bu Yakup incili taşıyan beş kişi ellerindeki Yakup İncili’ne bakarak yeni doğan çocuğun son peygamber olduğunu kitaplarındaki özelliklerine bakarak anlattılar. Rahip Bahira ve Kahin Satih bu beş kişiden ikisiydi.

Yakup’un Beş İncili isimli kitabı kaleme alan Yücel Kaya’ya göre; Kumran yazıtları arasında bulunan ve kaybolduğu ileri sürülen bakır levhanın gerçek Yakup İncili olduğunu ortaya koyan Doç. Dr. Aşe Zagua da beş orijinal Yakup İncili’nin günümüz taşıyıcılarından birisi.

Vakit