VİETNAM
 

Emperyalist ABD'nin Kimligi

•  Amerikanin kanli karnesi
•  Emperyalizm ve klasik sömürgecilik
•  Kristof Kolomb
•  Dünyanin dört bir yanina dagilma
•  Kizilderili katliamlari
•  Iyi bir Kizilderili ölü bir Kizilderilidir.
•  Kizilderili atasözü
•  Koloniler
•  Siyah tenli adamin kara talihi
•  Malcom X
•  Güney Kuzey paylasim savasi
•  Amerika hangi milletlerden kuruldu
•  ABD'nin kurulusu
•  Emperyalist paylasim savasi
•  Ikinci Dünya savasinda Amerika
•  Marshal Plani

ABD'nin Katliamlari

•  Sili
•  Meksika
•  Kaloforniya
•  Teksas
•  Küba
•  Filipinler
•  Haiti
•  Panama
•  Nikaragua
•  El Salvador
•  Brezilya
•  Bolivya
•  Çin
•  Kore
•  Endonezya
•  Vietnam
•  Kamboçya
•  Iran
•  Afrika
•  Montreo Doktrini
•  Afganistan
•  Irak
•  Yunanistan
•  Ve Türkiye
•  ABD yıkılacaktır.

 

© Copyright 2009 Yücel Kaya
Adres göstererek alıntı yapılabilir

Amerika'nin Vietnam macerasi

Kizilderili soykirimindan sonra insanlik bir vahsete daha Vietnam'da sahit olacakti. Iki milyon Vietnamlinin kimyasal silahlarla katledildigi, ondan daha fazlasinin sakat kaldigi, ormanlarin yakildigi, dogal hayatin bile degistirildigi bu topraklarda yasanan vahset Amerika'nin kanli yüzünü bir kez daha ortaya koydu.

Ancak Vietnam halki onun boyunduruguna girmeyi reddederek sanli bir direnis gösterdi.

Vietnam halkinin emperyalizme karsi gösterdigi direnis sonrasinda Amerika ardinda 50.000 kadar ölü birakarak geldigi topraklara geri kaçti.

Ama dedelerinden kalma genetik yapisi geregi geri kaçarken yine bos durmadi. Bu kaçis esnasinda evleri ve arazileri atese verdi.

Ondan sonraki geçen zamanda Hollywood filmlerinde bu savasi destanlastirmaya çalistilar. Oradan dönen askerler savas gazisi, kahraman direnisçiler; Vietnamlilar ise her zamanki gibi yine gözü dönmüs vahsiler, beyni yikanmis komünistler olarak gösterildi. Kizilderililerin topraklarini isgal ederken de onlar için ayni sözleri sarf ediyorlardi.

Fakat dünya kamuoyu buna hiçbir zaman inanmadi. Vietnamlilar Saygon zindanlarini hâlâ unutmadi. Bugün Vietnam'da hâlâ savasin ve zulmün izleri vardir. O dönemde yasamis insanlarin neredeyse üçte biri sakat kalmis veya kimyasal bombalarin etkisiyle bedenlerinde kalici hasarlar olusmustur. Zaten Amerika dünyanin bu olaylari unutmasina hiç izin vermiyor. Zira onun kana susamisligi bitmek bilmiyor. Afganistan ve irak savasinda bu sahneleri mazlum halklara ve dünyaya yeniden yasatiyor ve hatirlatiyor.

1954 yilinda Vietnam'i yüzyillik bir sömürge hâline getiren Fransa'nin bu bölgeyi terk etmesinin ardindan Ho Chi Minh liderligindeki komünist parti iktidari ele geçirmeyi bilmisti. Fakat bununla birlikte özellikle Çin ve SSCB, Fransa'nin tamamen yenilmis olarak cografyayi terk etmesinin Bati ile soguk savas dengesini bozma olasiligindan çekindiklerinden Minh'e bir anlasma dosyasi dayattilar.

Bu anlasmaya göre Minh'e bagli birliklerin kuzeye, Fransizlarin ise güneye kaymasi saglanacakti. Böylece Fransa 1956 yilinda yapilacak genel seçimlere kadar güneyde hâkimiyetini sürdürdü.

Seçimin galipleri ise tüm ülkenin kontrolünü ele geçireceklerdi. Fakat genel seçim asla olmadi. Bunun yerine Amerika'da yasayan bir Vietnamli (Ngo Ding Diem) Vietnam'a getirilerek ülkenin basina geçirildi. Bu asamadan sonra ABD yogun askerî ve ekonomik müdahalelerle Güney Vietnam da tam bir kukla yönetim ve kendi kontrolünde bir devlet yaratti. Bunu zaten hep yapiyor. Daha sonra da yarattigi bu devlete silah ve ekonomik desteklerle Kuzey Vietnam'la savasa girmesini sagladi.

Eisenhower daha sonra sunu itiraf etmistir:

�Eger genel seçim olsaydi Ho Chi Minh, oylarin yüzde seksenini alirdi.� (19)

Tüm bu olaylar, dönem soguk savasin en yogun olarak yasandigi döneme denk geliyordu. Bu dönemeç tam da hassas bir denge üzerindeydi ve Amerika özellikle bu bölgede yillarca türlü sinsiliklerle sagladigi mevziyi korumak istiyordu. Tabi ki bu meselenin ardinda da emperyalist çikarlar mevcuttu.

Daha 1954 yilinda, ABD Haberleri ve Dünya Raporu�nda, �ABD Niçin Hindiçin'de Bir Savasi Göze Aliyor adli bir makale yayinlandi. Söz konusu makalede sunlar söyleniyordu:

Dünyanin en zengin bölgelerinden birisi, Hindiçin'de zafer kazanana açilacak. Amerika'nin artan ilgisinin ardinda yatan sey budur Bu savasin gerçek nedenleri; kalay, kursun, kauçuk, pirinç gibi kilit stratejik temel ürünlerdir. Amerika Birlesik Devletleri bu bölgeyi her ne yolla olursa olsun kontrol altinda tutmayi düsünüyor. (4 Nisan 1954)� Kuskusuz ucuz isgücü konusu da söz konusuydu. Business Week (20 Nisan 1963)'in sözleriyle: �40'larin sonundan itibaren ve 50'lerden günümüze artan bir sekilde, bir sanayi dalindan digerine Amerikan sirketleri dis gelirlerinin giderek artigini kesfediyorlardi. Gelirleri genelde disarida Amerika Birlesik Devletleri'ndekine göre esasen daha yüksekti.� Bunda sasilacak bir sey yoktu, çünkü ücretler Amerika Birlesik Devletleri'ndeki ücretlere göre çok düsüktü.

Kuzey Vietnam da ise Minh'e bagli kuvvetler bos durmuyordu. Komünist Partisi(DIEM) Amerika güçlerine karsi bir gerilla birligi (NFL) örgütledi. 1968 yilina kadar NFL, Kuzey Vietnam'daki Amerika karsiti olan en önemli güçtü. Arkalarina aldiklari halk destegi ve cografyaya hâkim olmalari nedeniyle direniste büyük basari kazanmislardi. O zaman da ABD tipki bugün Israil'in Filistin de yaptigi gibi halka aleni bir terör uygulamaya basladi.

Söz gelimi gerilla birligine katilmis birin ailesinin diger fertleri iskencelerden geçiriliyor, evleri yakiliyor ve kursuna diziliyordu. Amerika Birlesik Devletleri gerilla birliklerinin gücünü halktan aldiklarini iyi biliyordu. Zaten hiçbir gerilla birligi halk destegi olmaksizin yasayamazdi.

Güney Vietnam ordusu Kuzey Vietnam'da basarisiz olunca artik Amerika Birlesik Devletleri Vietnam'a dogrudan silahli müdahaleyi 1963'te baslatti. Ayni yilin agustos ayinda Amerika Birlesik Devletleri baskani, Kuzey Vietnam'in havadan bombalanmasi emrini verdi. Ve bundan alti ay kadar sonra da �Gök Gürlemesi� harekâti adi altinda bir hava saldirisi yapildi. Bu saldirida tüm Vietnam'a ikinci dünya savasi sirasinda atilan bombalardan daha fazla bomba atildi. Bu öylesine korkunç bir seydi ki Vietnam nüfusu göz önüne alindiginda savas boyunca kisi basina yüz elli kiloluk bir bomba düsüyordu.

Amerika Birlesik Devletleri ayrica bu savasta ormanda agaç dallari arasina gizlenen gerillalari öldürmek amaciyla kimyasal silahlar kullandi. Bu kimyasal silahlari gerillalara destek veren köylerde kullanmayi da ihmal etmedi. Ve bu bölgede dünya tarihinin en kirli ve kalles savasi yasandi.

Bugün Amerika kimyasal silah ürettikleri bahanesiyle Irak'ta benzer bir vahsete imza atiyor. Fakat kirk yil önce ürettikleri kimyasal silahlari Vietnam'da kullanmakta tereddüt etmedi. Çoluk çocuk, yasli genç demeden yüz binlerce insan öldürülürdü ve sakat birakildi.

1963 yilinda Vietnam'daki Amerika Birlesik Devletleri askeri 20 bin kadardi. Fakat 1966 yilinda gelindiginde bu sayi 184.000'e ulasmisti. Ve savas kizistikça endiselenen ABD bir yil sonra bu sayiyi 550.000'e çikartti. Tüm askerî olanaklari âdeta buraya yönlendirdi ve elindeki en gelismis savas araçlarini kullandi. Bu durumda bile Vietnam'da basari kazanamadi.

31 Ocak 1968'de Kuzey Vietnam ordusu Tet Saldirisini gerçeklestirdi. Yeni yil senlikleri için tek tarafli olarak ilan ettigi ateskesi bozarak Amerikan birliklerini Khesan Bölgesi'ndeki baskinla oyaladiktan sonra, aralarinda Saygon'un da bulundugu yüzlerce kenti ele geçirdi. Amerikalilar saskina dönmüstü. Bu saldiri sirasinda Kuzey Vietnam ordusu ABD elçiligini dahi ele geçirmeyi basardilar. Gerillalar ayrica Güney Vietnam ve Amerikan ordusuna ait karargâhlari ve Saygon Havaalani'nin kuzeyinde yer alan Bienhoa'daki büyük Amerikan üssünü de ele geçirdiler. Saygon'daki ana radyo istasyonuna saldiran on dört gerilla, on sekiz saat boyunca kusatma altinda kaldiktan sonra içeride kendileri olduklari hâlde binayi patlayicilarla havaya uçurdular. Bu kadar organize ve büyük bir saldiri Amerikalilari dumura ugratmisti. Bu tarihteki en organize ve komplike saldirilarindan biriydi.

Es zamanli olarak gerillalar bütün kilit noktalarina baskinlar düzenlemis ve basari saglamisti. 1967 yilinda olayin vahametini anlayan Amerika Birlesik Devletleri ve Güney Vietnam topyekûn olarak saldiriya geçmisti. Fakat Güney Vietnam'in üstünlügü kolay kazanilmis basarili bir savas neticesinde olmamisti. Burada zaferin ana nedeni ulusal bir direnisten geçmisti.

Zira bu savasta NLF elli binin üzerinde askerini kaybederken Güney Vietnamlilar ve ABD'liler sadece alti bin asker yitirdiler. NLF birkaç gün içinde isgal ettigi yerlerden çekilmek zorunda kaldi. Tet Saldirisi bir kavsak noktasiydi. NLF bu saldiriyla ilk kivilcimi çakmis fitili ateslemisti.

Vietnam Savasi'nin ilginç bir boyutu da halklar ve iktidarlar çerçevesinde yasanmisti. Zira görüldü ki bu savas kizistikça Amerika Birlesik Devletleri içinde de tepkiler yogunlasacak ve savasi protesto için kitle yürüyüsleri ve sokak çatismalari yasanacakti.

Diger taraftan bu kirli savas sirasinda medyanin etkinligi de ortaya çikmisti. Amerika Birlesik Devletleri ordusunun yaptigi bazi köy katliamlari basina sizdirilmis ve Amerika Birlesik Devletleri'ndeki bazi muhalif ve aydin insanlarin dikkatini çekmis, tepkisine neden olmustu.

Adam Silverman ve Kristin Hill, �My Lai Katliami'ni Bir Amerikan Trajedisi� adli eserde olaylari söyle anlatiyorlar:

�Amerikan askerleri, sigirlar, tavuklar, kuslar ve daha da kötüsü siviller dahil olmak üzere hareket eden her seye ates ediyorlardi. Köylüler herhangi bir direnis göstermiyordu; fakat askerler kulübelere el bombasi atmaya, emirler yagdirmaya ve herhangi bir ayrim gözetmeksizin öldürmeye devam ediyorlardi. Vahset sabah boyunca devam etti. Bebekler öldürüldü, çocuklar vuruldu ve kadinlar vurulma tehdidi altinda tecavüze ugradilar. Çok geçmeden 500 sivil ölmüs hâlde yerde yatiyordu. Fakat isleri bitmemisti� bundan sonra sira köyün yakilmasindaydi. Cesetler, evler, erzaklar, yiyecekler; her sey yakiliyordu.�

Fakat Amerika Birlesik Devletleri Hükûmeti olay ortaya çikinca göstermelik bir mahkeme kurarak olayi küçük ve münferit bir vakaymis gibi göstermeye çalisti. Yargilanan birkaç askerden birinin aldigi en agir ceza üç yillik ev hapsinden ibaretti. O da daha sonra Nixon tarafindan affedildi.

Bu olay, vicdanin insanligin ve mevzu bahis insan haklarinin en büyük örneklerinden biriydi. Kaldi ki Vietnam'in dört bir yanindaki köylerde bu tip insanlik disi saldirilar yasanmis ve yasanmaya devam ediyordu. Ancak bunun tek farki bunlar medyaya yansimamisti. Elbette ki bu olaylar münferit vaka degil Amerika Birlesik Devletleri�nin ve askerlerinin organize davranisiydi. Amerika zaten bunu hep yapiyordu.

Christopher Hitchens, Henry Kissinger Davasi adli yeni kitabinda bunun boyutuna iliskin bir ipucu veriyor. Yazar kitapta, ABD ordusunun 1969 baslarinda gerçeklestirilen �Hizli Ekspres� operasyonu sirasinda 10.899 düsmani öldürdügünü kabul ettigini, fakat sadece 784 adet silah ele geçirildigini yaziyor.

Savas ABD ekonomisi açisindan da son derece yipratici bir hâle gelmisti. Çocuklarini savasa yollayan Amerikalilar ölüm haberlerinin verildigi mektuplari almaya basladikça ülke içi muhalefet ve savas karsitligi çig gibi büyüyordu.

Dolayisiyla ABD hem içte hem de dista büyük sorunlar yasiyordu. Cephedeki askerlerin morali bozulmustu. Pek çok asker kaçmak için kendisini yaraliyordu. Bu durumda dünya kamuoyunun çok sonra ögrenecegi bir seyi ABD askerleri üzerinde uyguladi: �Cesaret hapi� dedikleri bir ilaçti bu. Bu ilaç gerçekte bugün dünyada satisi ve kullanimi tamamen yasak olan �ekstazi� adli uyaricidan baska bir sey degildi.

Ayrica oraya gönderilen askerler özel bir egitimden geçirilerek psikopatlastiriliyordu. Yenilgi ve moral bozuklugu içindeki bazi askerler üstlerine resmen isyan ediyor ve üniformalarini dahi giymeyi reddediyorlardi. Oradan gelen pek çok haber bazi askerlerin üstlerini ya da silah arkadaslarini aralarinda geçen bir husumet yüzünden öldürdügü yolundaydi. Bu dogruydu ve bunun için en çok el bombasi kullaniliyordu. Netice olarak oradaki Amerika Birlesik Devletleri silahli güçleri içinde tam bir karmasa yasaniyordu. Oradaki askerlerin en geçerli politikasi �Yokla ve Kaç� politikasiydi. Yani �Kendini kolla, riske atma, zaman geçir, görev süreni tamamla ve evine dön.� demekti bu. Amerika Birlesik Devletleri yetkilileri, ülke içinde ne kadar nutuk atarlarsa atsinlar, medyalarinda ne kadar yalan söylerlerse söylesinler, cephede savasan askerler için durum en can alici sekilde yasaniyordu.

Vietnam Savasi'nin bitiminden ülkesine sag salim geri gelen askerler agir travmalar ve psikolojik rahatsizliklar yasamaya baslamasinin en önemli nedeni burada yasadiklaridir. Her biri özel olarak egitilmis bu kisiler ruhsal açidan iflah olmayacak duruma gelmislerdi. Orada savasan askerlerden bazilari pisman olduklarini söyleyip yaptiklari vahseti gözler önüne serdi ve dünya kamuoyuna yaptiklari pislikleri aglayarak anlatti. Ne olursa olsun basina yansiyanlar bile oradaki vahsetin ancak küçük bir kismidir.

Evet, Amerika Birlesik Devletleri yaptiklarinin bir kismini dünyadan gizleyemedi. Gizlemesi de mümkün degildi çünkü Vietnam'in her kösesinde istisnasiz olarak akillara durgunluk veren katliamlar yasandi.

Vietnam Savasi'ni daha iyi bir dünya için hakli bir savas olarak yansitmaya çalisan Amerikan propagandasi ne kadar yogun olursa olsun, Vietnam'a gönderilen askerlerin durumun hiç de öyle olmadigini fark etmeleri o kadar uzun sürmedi.

Ayaklanma egilimleri aslinda Ikinci Dünya Savasi sonunda da ortaya çikti, fakat bu, birlikleri Italya'daki ve diger yerlerdeki komünistlere karsi savasmak için kullanma girisimleri sirasinda gerçeklesti.

Ülke içinde protestolar, savas uzadikça artarak devam etti. 1965 yilinda Washington'da yirmi bes bin kisi, New York'ta yirmi bin kisi, Berkeley ve California'da on bes bin kisi yürüyüs yaparak savasi protesto etti. 1967 Nisan ayinda New York'ta üç yüz bin kisi savas karsiti bir yürüyüs yapti. En büyük protestolar 15 Nisan 1971 yilinda gerçeklesti. San Francisco'da 300.000, Washington'da 750.000 kisi yürüyüs yapti. Bunlar ABD tarihinin en kalabalik protestolariydi. 1975 yilinda ABD emperyalizmi 28 yillik bir direnisten sonra Vietnam topraklarindan tamamen kovuldu.